Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı TÜRK PATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRK PATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 45/1. sınıf hizmetler bakımından yaptığı 2018/80382 sayılı “dünya hukuk ve danışmanlık +şekil” ibareli marka başvurusunun davalının 2016/62146 numaralı “dünya dedektiflik + şekil” ibareli markası nedeniyle YİDK tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddedildiğini, oysa “Dünya” ibaresinin coğrafi anlamı olan bir kelime olması nedeniyle ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu nedenle yanına aldığı birtakım ibarelerle birlikte gerek emtia markası gerekse de işletme adı olarak kullanılmasının mümkün olduğunu, “Dünya” ibaresi geçen birçok marka olduğunu ve davalı markasına kendi markalarından daha çok benzeyen birçok markanın 45. sınıfta tescilli olduğunu, marka başvurusunun reddedilmesinin yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile 2018/80382 sayılı marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı TÜRK PATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 2018/80382 sayılı markanın tescil edilmek istendiği 45/1. sınıfta bulunan, "Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil)." hizmetler ile redde mesnet alınan davalı ...'a ait 2016/62146 sayılı markanın tescili altında bulunan "Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil)." hizmetlerinin aynı tür hizmetler oldukları, taraf markalarında "DÜNYA" ibaresinin ortak olduğu, gerek davacı markasında yer alan “hukuk ve danışmanlık” gerekse de davalı markasında yer alan “dedektiflik” ibarelerinin faaliyet alanı belirtmesi nedeniyle ayırt ediciliği bulunmayan ibareler olduğu, markaların esas ve baskın unsurunun DÜNYA ibaresi olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.04.2013 tarih 2012/7196 Esas 2013/7625 Karar sayılı kararı ile onanan Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 29/02/2012 tarih 2011/251 Esas 2012/50 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 45. sınıfta yer alan "Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil)" hizmetlerinin hitap ettiği tüketicilerin dikkat derecesinin ortalama mal ve hizmet alıcısına göre nispeten daha yüksek olacağı, karşılaştırılan markalar arasında yer alan "DÜNYA" ibaresinin kavramsal olarak ve ilk etapta ortalama tüketici nezdinde; üzerinde yaşadığımız toprak, denizler ve yeryüzünden oluşan bir gezegen olarak algılanacağı, davalı ...'ın itirazına mesnet "DÜNYA dedektiflik + Şekil" ibareli marka karşısında, davacıya ait "DÜNYA -HUKUK VE DANIŞMANLIK + Şekil" ibareli marka başvurusunun tescili mümkün bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRK PATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı TÜRK PATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında asli ve baskın unsurların DÜNYA ibaresi olduğunu, görsel, işitsel ve anlamsal olarak aynı bulunduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 45. sınıfta yer alan "Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil)" hizmetlerinin hitap ettiği tüketicilerin dikkat derecesinin ortalama mal ve hizmet alıcısına göre nispeten daha yüksek olduğu, ayrıca "DÜNYA" ibaresinin üzerinde yaşanılan gezegen olarak algılanacağı, bu ibarenin kimsenin tekeline verilemeyeceği, yanına ilave yapılmak sureti ile marka olarak tescil edilebileceği, dava konusu markalar arasında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davalı TÜRK PATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRK PATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı TÜRK PATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TÜRK PATENT vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.