SAYISI: 2022/İHK- 12157
SAYISI: K-2022/31608
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu ve olay tarihinde davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan araç ile dava dışı aracın 07.12.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 220.246,23 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 13.705,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 233.951,39 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında davalının sorumlu olabileceğini, kusur raporu alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kaza ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun sağlık kuruluşu ve heyet teşekkülü bakımından yeterli olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olabileceğini, davacının eksik belgeler ile başvuru yaptığını, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 11.12.2020 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %8 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerektiği, hakemce alınan kusur raporu ve kaza tespit tutanağı doğrultusunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ile sigortalı araç sürücüsünün arkadaş oldukları ve davacının kendi isteği ile sigortalı araçta seyahat ettiği anlaşılmakla hesaplanan tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 187.161,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında davalının sorumlu olabileceğini, kusur raporu alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kaza ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı yolcunun emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun sağlık kuruluşu ve heyet teşekkülü bakımından yeterli olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olabileceğini, davacının eksik belgeler ile başvuru yaptığını, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davacının yolcu olarak bulunduğu ve olay tarihinde davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan araç ile dava dışı aracın 07.12.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kusur oranlarının tespitinin yerinde olmasına, hatır taşıması indiriminin yapılmış olmasına, müterafik kusurun ispat edilememiş olmasına, hesaplama yönteminin usule uygun olmasına, vekalet ücretinin isabetli olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve hakem heyetince hükme esas alınan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 11.12.2020 tarihli raporunda davacının sürekli maluliyet oranının tespiti yönünden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı, davacıda %8 oranında sürekli maluliyet bulunduğu anlaşılmaktadır. 07.12.2019 kaza tarihi itibari ile uygulanan yönetmelik yerinde olsa da, maluliyet raporunda davacının fiziki muayenesinin yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, davacının tedavi evraklarının incelenmesinde en son tedavinin maluliyet rapor tarihinden yaklaşık 8 ay öncesine ait olduğu, maluliyet rapor tarihi itibariyle davacının güncel durumunun önem arz ettiği dikkate alındığında, fiziki muayene içermeyen maluliyet raporunun yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun ve davacının fiziki muayenesinin de yapıldığı kaydını içeren rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.