Esastan ret
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nin 2007-2008 eğitim öğretim yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Fakültesi son sınıf öğrencisi iken bitirme tezi olarak aldıkları ve davalılar ... ..., ... ve dava dışı ... ile birlikte ortak çalışma olan "Sınavo online tez çözme eğitim programı" tezini hazırlayıp sunduklarını, 2008 yılında lisans eğitimlerini tamamladıklarını, 2008 yılı Kasım ayında hazırlamış oldukları tezi yayınlayıp satmayı düşündüklerini, tez konusu programın geliştirilmesi için teknik liderlik anlamında projeye hem liderlik hem de teknik destek vermesi amacıyla müvekkili ...'yı da aralarına aldıklarını, 2008 Aralık ayında İzmir Ekonomi Üniversitesinin Embryonix isimli biriminde proje üzerinde çalışmaya başladıklarını, davalı ...'in 2009 yılı Aralık ayında askere gitmesi nedeniyle programın geliştirilmesine müvekkilleri tarafından devam edildiğini, 2010 yılı yaz aylarında davalı ...'in askerden dönmesiyle birlikte projenin bitme aşamasına geldiğini, 2011 yılının ilk aylarında projenin bir gazete haberine konu olması üzerine röportaja davalılar ... ve ...,,....'in katıldıklarını, haberde projeyi sadece davalılar ... ve ... ....yapmış gibi gösterildiğini, kendilerinden açıklama istendiğinde bu durumun yanlışlıkla olduğunu beyan ettiklerini; ancak projeye yatırımcı arama çalışmalarını müvekkillerini dışarıda bırakarak sürdürdüklerini, kurulacak şirkette müvekkillerinin her birine ayrı ayrı %4'er, davalılar ..., ......,...,ve ...'na toplam %92 hisse şekli ile hisse oluşturmak istediklerini beyan ettiklerini, müvekkilleri tarafından kabul edilmediğini, davacılara ayrı ayrı %12'şer, davalılar ..., ..., ... ve ...'un tamamına %76 hisse verilmesinin kararlaştırıldığını, 2011 yılı Kasım ayında davalıların gönderdikleri e-mail ile müvekkillerinden kuruluş masrafı olarak 20.000,00 TL gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkillerinin taleplerine olumlu yanıt verilmediğini, şirket kuruluşu aşamasında müvekkillerinin dışarıda bırakıldığını, 22.11.2011 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, müvekkillerinin İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/27 D.İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırdıklarını, davalılar ... ve ...'in kendi adlarına tekel sağlamak amacıyla 27.01.2011 tarihinde 38,41 ve 42. sınıflarda markayı kendi adlarına tescil ettirmek için başvurduklarını, önceki hak sahibi bir kişinin itirazı nedeniyle reddedildiğini, 31.10.2014 tarihinde "sınavo.com" markası için 42. sınıfta tescil için başvurduklarını; ancak işlemleri devam ettirmediklerini, davalı ...'in diğer davalılar ile müvekkillerinin hocası olduğunu, davalıların müvekkillerinin fikri mülkiyet haklarını ihlal etmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.10.2018 tarihli duruşmada davalı ... hakkındaki davayı atiye bıraktıklarını beyan etmiştir.
1. Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu proje/tezin 2008 yılı Haziran ayında teslim edilip hak edilen notlar alındıktan sonra proje ekibinin tez ile bağlantısının kalmadığını, 2008 yılı yaz aylarında kendilerinin 3 ay boyunca pazar analizi yaptıklarını, davacı ...'nin yazılım konusunda çalışmaya meyilli olması nedeniyle kendisinden iş planı ve pazar analizi konularında yardım alınmadığını, tezin adının "Sınavo" değil "Oss" olduğunu, "Sınavo" ismini mezuniyetten aylar sonra okul bünyesinde Embryonix adlı merkeze başvuru sürecinde davalı ... tarafından bulunduğunu, davacıların bu projeye ve kurulan şirkete katılmadıklarını, davacı ...'nin proje çalışması sırasında yurt dışında yüksek lisans eğitimine gittiğini, "sınavo.com" alan adının davacı ...'nin para yatırmaması nedeniyle boşa çıkması üzerine kendilerinin aldıklarını, dava konusu projenin müvekkillerince geliştirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2015/27 D.İş. sayılı tespit dosyasında alınan raporda, davacıların iddialarına konu olan yapıların bağlantılı bulunduğu, benzer algoritmanın davalı eserinde kullanıldığı; ancak karşılaştırılan kaynak kodlarının farklı olduğu, programlama dil ve veri tabanlarının farklı olduğununun rapor edildiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda tarafların çalışma yaptıkları program ve program parçalarınının incelendiği, kaynak kodlarının karşılaştırıldığı, iki tarafın programlama dillerinin farklı olduğunun, farklı veri tabanı sistemleri kullanıldığının ve farklı programlama mantığı içerdiğinin tespit edildiği, davacıların sunduğu kanıtlar arasında yer alan ''ben bilirim, masterpage'' olgularının karşılığı olan ''challenge'' kavramına denk geldiğinin, davacıların programının kendine özgü yapısı olan (ben bilirim, challenge) sınavo.com adresindeki projede benzer algoritmayla kullanıldığının rapor edildiği, bilirkişilerin nihai sonuç olarak bildirdikleri üzere algoritmanın tek başına ihlali göstermediği, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) soyut fikri değil, fikrin ifade edilişini koruduğu, fikri benzerliğe karşın programlama dili, akış ve kaynak kodları ve veri tabanının farklı olduğu, davalıların ''sınavo.com'' web kodlarında ''ben bilirim'' unsurunu, kodları tamamen değiştirerek baştan oluşturduğu, iki tarafın çalışmaları arasında bir bağlantı kurulmasına karşılık programların intihal oluşturmadığı, davalıların programının kaynak kodlarının ve program mimarisinin farklı olması karşısında intihalden söz edilemeyeceği, davacıların sırf eğitim alanında belirli fikirlerden yola çıkarak, öncesinde tez vermek üzere öğrenci faaliyeti olarak başladıkları çalışmanın, davalılar tarafından haksız kullanıldığı, intihal edildiği iddialarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçesinde davacı ve davalı tarafın çalışmaları arasında bir bağlantı olduğunun, davalıların davacıların ürününü alıp kopya ettiklerinin açıkça kabul edildiğini, bağlantı kuruluyor ise intihalin de oluşacağını, kaynak kodlarının farklı olması veya program mimarisinin farklılığı nedeniyle intihal bulunmadığının kabulünün hatalı olduğunu, müvekkillerinin fikrinin soyut olmadığını, aksi halde bitirme tezi olarak kabul edilmeyeceğini, dönem arkadaşı olan davalıların bizzat hocaları olan kişi de dahil olmak üzere söz konusu taklit işlemlerini sürdürdüklerini, taraflar arasındaki e-postaların Mahkemece değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/27 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda tarafların programlarının kaynak kodların karşılaştırılması suretiyle farklı programlama dilleri kullanılarak yazıldığının, farklı veri tabanı sistemleri kullanıldığının ve farklı programlama mantığı içerdiğinin tespit edilmiş olmasına, İlk Derece Mahkemesince alınan heyet raporunda da tespit raporundaki görüşlerle aynı doğrultuda taraflara ait kodların aynı olmadıklarının, yazılım dillerinin farklı olduğunun, kodlar içinde birbirinden alıntı-intihal olmadığının, algoritmaların 5846 sayılı Kanun kapsamında eser olarak korunmadığının, bu durumdan dolayı yasa kapsamında herhangi bir hak ihlalinin olmadığının tespit edilmiş olmasına; Mahkemece daha sonra elektronik mühendisi bilirkişiden alınan raporda, tarafların web sayfası arasında kopyalanmış olma olasılığını düşündüren benzerlikler bulunduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de Mahkemece alınan 14.12.2018 tarihli ilk bilirkişi raporunun konusunda uzman üç kişilik heyetten alınmış olmasına, tespit bilirkişi raporu ile uyumlu olmasına göre Mahkemece hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; isfinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, bilgisayar programına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 1/B maddesi, 2 nci vd. maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.