İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Dairemizin 2023/3567 Esas sayılı dosyası ile bağlantılı olduğundan birlikte inceleme yapılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2019/101 Esas, 2021/55 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-a-b-c-d, 29,53,58. maddeleri uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2021/1923 Esas, 2022/366 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca oy çokluğuyla esastan reddine karar verilmiştir.

1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

3. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına, takdiri indirim hükmünün uygulanmadığına ilişkindir.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılan ile sanığın arkadaş oldukları, suç tarihinden önce sanığın çalıştığı işyerinde yapılan bir hırsızlık nedeniyle aralarında anlaşmazlık başladığı, suç tarihinde bu nedenden dolayı tartışmaya başladıkları, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine katılanın üzerinde taşıdığı bıçağı çıkartarak sanığa hamle yaptığı, bunun üzerine sanığın olay yerinde bulunan bıçağı alarak ilk önce katılanın kafa kısmına bıçağın sapıyla vurduğu, daha sonrada yine elindeki bıçağın namlu kısmını katılanın boğazına saplayarak duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmasında sürekli zorluğa, yüzünde sabit ize ve yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda, katılan ile sanık arasında anlaşmazlık bulunması, hedef alınan vücut bölgesi, kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, yaralanmanın yeri ve niteliği hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan

kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe başlığı altında (2) numaralı paragrafta açıklanan suç vasfına ilişkin nedenle katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2021/1923 Esas, 2022/366 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.