İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Katılanın beyanı, kamera kayıtları, olay yeri inceleme raporu, yakalama tutanağı ile dosya içerisinde yer alan diğer deliller karşısında, sanığın eyleminin ... olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;
Sanığın bankamatikten 800,00 TL çektikten sonra, 20,00 TL'yi katılana rızaen iade ettiği katılanın beyanından anlaşılmakla, henüz kovuşturma başlamadan önce yapılan kısmi iade için sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına katılanın ... gösterip göstermediği katılana sorulmadan eksik soruşturmayla hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.04.2021 tarihli ve 2021/1100 Esas, 2021/1307 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca takdîren İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.