1) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyet
2)Sanık ... hakkında 149/2.mad. gereğince açılan kamu davası bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, yağma suçundan ise soruşturma yapılması istemiyle suç duyurusunda bulunulmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ... hakkında, katılan ...’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanı ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2007 gün, 2007/33 sayılı iddianamesiyle sanık ... hakkında, katılan ...’e yönelik olarak 5237 sayılı TCK’nin 149/1.a.c.h, 31/3. maddeleri gereğince kamu davası açıldığı, Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen yargılama sonucu, sanık ... hakkında yağma suçundan beraat, kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiği, işbu kararın, katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 12.05.2016 tarih ve 2015/3468-2016/4128 sayılı kararı ile eylemin bölünerek yağma suçundan beraat, kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle iki kesin sonuç doğuran hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulduğu ve bozmaya uyulduğu halde, açılan kamu davasına göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerektiği dikkate alınmadan ‘5237 sayılı TCK’nin 149/2. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, yağma suçundan ise soruşturma yapılması istemiyle suç duyurusunda bulunulmasına’ denilerek usul kanununa aykırı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.