D U R U Ş M A T A L E P L İ
B O Z M A Ü Z E R İ N E

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar hakkında hükmolunan cezaların türü ve miktarına göre, sanıklar müdafiinin duruşma talebinin, 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2013 tarihli ve 2012/213 Esas, 2013/472 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay yıl hapis ve 1.180,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2013 tarihli ve 2012/213 Esas, 2013/472 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 13.04.2017 tarihli ve 2015/3639 Esas, 2017/9214 Karar sayılı kararıyla;
"01/03/2012 tarihli iddianamede, sanıklar fikir ve eylem birliği içerisinde kendilerini başkomiser Kemal olarak tanıtarak, müşteki adına çok sayıda telefon hattı çıkarıldığı, müşteki adına kredi kartı çıkarılarak 159.000 TL borçlandırıldığı, bu kişilerin yakalanabilmesi için bildirilen hesaba para yatırması gerektiğini söyleyerek müştekiden menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında; sanıkların eyleminin, hükümlerden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,"
Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

3. Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2017 tarihli ve 2017/531 Esas, 2017/492 Karar sayılı kararıyla, eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.

4. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2017/534 Esas, 2018/579 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay yıl hapis ve 1.180,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

A. Sanık ...'nin Temyiz Sebebi
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

B. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1. Sanıkların atılı suçu işlemediklerine,

2. Aralarında 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında iştirak iradesinin bulunmadığına, sorumlu tutulmaları hâlinde aynı Kanun'un 39 uncu maddesi kapsamında hukukî nitelendirmenin yapılması gerektiğine,
İlişkindir.

1. Olay tarihinde fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların, sanık ...’a ait telefonla mağduru aradıkları, kendilerini başkomiser ve savcı olarak tanıtıp mağdur adına çok sayıda telefon hattı ile kredi kartı çıkarılarak 159.000,00 TL borçlandırıldığını, bu kişilerin yakalanabilmesi için bildirilen sanık ...’a ait hesaba para yatırması gerektiğini söyledikleri, mağdurun sanık ...’ın hesabına 100.000,00 TL para transferi yaptığı, sanıkların, Nurettin tarafından günübirlik kiralanan araçla parayı çekmek için TEB ... Şubesine geldikleri, ancak banka görevlileri tarafından şüphelenilmesi üzerine hesaba bloke konulduğu ve emniyet güçlerine haber verildiği, böylece sanıkların parayı çekemeden yakalandıkları, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmıştır.

2. Sanıklar suçlamayı kabul etmemişlerdir.

3. Mağdurun aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.

4. Banka görevlisi olan tanık Aynur'un beyanı dava dosyasında mevcuttur.

5. Suçta kullanılan cep telefonu hattı ile banka hesap numarasının sanık ...'a ait olduğu belirlenmiştir.

6. Taraflar arasında usulüne uygun şekilde uzlaştırma girişiminde bulunulduğu ancak mağdurun süresi içerisinde beyanda bulunmaması nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı, 28.12.2017 tarihli Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır.

7. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları ile nüfus kayıt örnekleri, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasına göre 100 gün karşılığı olarak belirlenen adli para cezası üzerinden eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle aynı Kanun'un 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/3) oranında indirim uygulanması neticesinde belirlenen 66 gün karşılığı adli para cezası miktarı üzerinden aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği (1/6) oranında takdiri indirim sebebi uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarı 55 gün karşılığı adli para cezası iken hesap hatası neticesinde 59 gün karşılığı olarak belirlenmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü 20,00 TL'den paraya çevrildiğinde hükmolunması gereken ceza miktarı 1.100,00 TL adli para cezası iken hesap hatası neticesinde 1.180,00 TL adli para cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, UYAP üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 04.09.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkeme tarafından araştırılmasında ve sanık hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A-2) başlığı altında açıklanan nedenle Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2017/534 Esas, 2018/579 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı paragrafta yer alan "59" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "55" ibaresinin eklenmesi; yine hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulandığı paragrafta yer alan "59" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "55" ibaresinin eklenmesi, aynı paragrafta "1.180" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "1.100,00" ibaresinin eklenmesi; yine hüküm fıkrasında "Bu şekilde sanığın neticeten 1 YIL 8 AY HAPİS ve 1.180 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA," şeklindeki paragrafta yer alan "1.180" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "1.100,00" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenle Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2017/534 Esas, 2018/579 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.