Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sanık hakkında, 27.06.2014 tarihli eylem yönünden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014/15488 Soruşturma numarası üzerinden 22.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. Bu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliği üzerine dosya infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir. Sanığın, 27.06.2014 tarihli eylemi nedeniyle 22.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden önce, suç tarihinden sonra 2015/15488 numaralı bu soruşturma dosyasının sürüncemede kalmaması ve önceki dosyanın kesinleşme sürecinde tekrar işlenmesi halinde, suçun temadi ettiğinini kabulü gerektiği kanaatiyle her iki dosyanın birlikte yürütülmesi gerektiği anlaşılmakla 22.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

B. Sanık hakkında, 02.12.2014 tarihli eylem yönünden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanma olanağı bulunmadığı halde ikinci kez 2014/27854 Soruşturma numaralı dosya üzerinden 06.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. Sanığın, erteleme süresi zarfında ikinci kez kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden soruşturma dosyası diğer sanıklardan tefrik edilerek bahisle Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/15488 Soruşturma numarasına kaydedilmiştir.

C. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2015 tarihli kararı ile 2015/15488 Soruşturma numarası ve 2015/12975 Soruşturma numaralı dosyalarının birleştirilmesine karar verilmesinin ardından, 27.05.2015 tarihli iddianame ile sanığın, erteleme süresi zarfında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/8933 Soruşturma numara 24.03.2015 tarihli eylemi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

D. Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli ve 2015/486 Esas, 2016/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci, 54 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir.

E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usul ve yasaya uygun hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanığın temyiz isteği özetle; kararın bozulması talebine ilişkindir.

Mahkemece, tüm dosya üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde yapılan kontrollerde durumundan şüphelenilen sanığın üzerinden kollukça yapılan araştırmalar neticesinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın da savunmasında uyuşturucu kullandığını ikrar ettiği sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli ve 2015/486 Esas, 2016/93 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz isteminin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.