5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1,50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Kanunun 17. maddesinde belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğin aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağının belirtildiği, katılanın yokluğunda verilen kararın 07/04/2009 tarihinde, aynı adreste çalışan tebliğe ehil teyzesine tebliğ edildiği, ancak dosya içerisinde bulunan Milas Asliye Ceza Mahkemesinde düzenlenen 24/09/2012 tarihli ve Yalova Polis Merkezi Amirliği tarafından 13/07/2012 tarihli rapordan katılanın teyzesi ...ın katılan ile aynı iş yerinde çalışan daimi memuru ya da müstahdemi olmadığı, bu sebeple katılana yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından tebliğnamede ret öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılan vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Olay günü saat 07: 45 sıralarında, gündüz vakti, yerleşim yeri sınırları dışında, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında, kaza mahalline geldiğinde şerit ihlali yaparak karşı yönden gelen müştekilerin içerisinde bulunduğu araca çarpması şeklinde gelişen olayda, sanığın tamamen kusurlu olduğunun teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği, şikayetçi olan dört kişinin yaralandığı ve bu kişilerden ... ve ...'nın yaralanmasının nitelikli olduğu, dosya kapsamına göre sanığın yargılama sürecinde herhangi bir pişmanlık göstermemesi hususları dikkate alındığında, olaydaki mağdurların yaralanma dereceleri ve sanığın taksirinin yoğunluğu ve suçun işlenme özelliklerininde sanığın aleyhine olduğu gözetilerek tayin edilen hapis cezasının paraya çevrilmemesi gerekirken, yazılı şekilde ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.