Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2014 tarihli ve 2013/324 Esas, 2014/748 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun soybağını değiştirmek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 231 inci maddesinin birinci fıkrası, 35,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu kararın 12.01.2015 tarihinde usulüne uygun kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/603 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/231 Esas, 2016/489 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında çocuğun soybağını değiştirmek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 231 inci maddesinin birinci fıkrası, 35,62 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık atılı suçu işleme kastının olmadığını beyanla, beraatine karar verilmesini talep ederek hükmü temyiz etmiştir.
1.Olay tarihinde sanık ... ile temyiz dışı sanıklar... ......... ..., ......ve ...nın fikir ve eylem birliği içerisinde, sanık ... nın dünyaya getirdiği mağdur çocuğun soy bağını değiştirmek için anlaştıkları ve bu fiilin doğrudan doğruya icrası kapsamında harekete geçtikleri, ...İlçe Nüfus Müdürlüğünde sanıkların mağdur çocuğu, sanıklar ... ve Ramazan Sarıyer'in soy kütüğüne yazdırmak için işlem yapmaya çalıştıkları sırada, Emniyet görevlilerin olaya müdahale ederek işlemlerin yapılmasına engel olmak suretiyle sanıkları yakaladıkları, sanıkların bu şekilde, mağdur bebeği, sanıklar ... ve Ramazan Sarıyer'in soy kütüğüne yazdırma işlemini tamamlayamadan, suç teşebbüs aşamasında kalacak şekilde çocuğun soy bağını değiştirmeye teşebbüs etme suçunu işledikleri iddia olunmuştur.
2.Yapılan yargılama sonunda, sanıkların tevil yollu ikrarları, tutanaklar, doğum raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından, sanıkların savunmalarının, inkar içeren ve cezadan kurtulmayı amaçlayan kısımlarına itibar edilmeyerek, sanık ...'un, temyiz dışı sanıklar... ......... ..., ...ve ...ile iştirak iradesi içinde atılı suçu işlediği kabul olunmuş ve mahkumiyetine, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Mahkeme denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık ... hakkında ilgili mahkeme ihbarı üzerine duruşma açarak sanığın yeniden beyanını almış ve atılı suçun oluştuğu kabulü ile mahkumiyet hükmü kurmuştur.
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12.01.2015 ile denetim süresi içinde kasten işlediği ikici suçun tarihi olan 16.04.2015 arasında geçen sürede zamanaşımının durduğu, bu kapsamda inceleme tarihi itibarı ile zamanaşımı süresinin dolmadığı tespit edilerek yapılan incelemede;
1.Sanık hakkında kurulan hükümde, mevcut deliller ve tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçun unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/231 Esas, 2016/489 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.