HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, müsadere

Sanıklar hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanıkların temyiz istemleri; zamanaşımı süresinin dolduğuna, haklarında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Suç tarihi 17.11.2013 olan asıl dava dosyasında, sanık ...'ün sürücüsü olduğu, diğer sanık ...'ün yolcu olarak bulunduğu ...plaka sayılı araçta, İskenderun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/1592 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada toplam 5980 paket; suç tarihi 26.11.2013 olan birleşen dava dosyasında, sanık ...'ün sürücüsü olduğu, diğer sanık ...'ün de yolcu olarak bulunduğu ...plaka sayılı araçta, İskenderun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/1685 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, arka
koltuk üzerinde ve bagajda gözle görünür bir şekilde, toplam 6970 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş olup, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'un (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarının dosya arasına alındığı görülmüştür.
Sanık ... savunmalarında, ele geçen sigaraların kendisine ait olduğunu, satmak amacıyla bu sigaraları satın aldığını beyan etmiştir.
Sanık ... soruşturma aşamasındaki beyanında ele geçen sigaraların ağabeyi ...'e ait olduğunu ifade etmesine karşın, kovuşturma aşamasında, ele geçen sigaraları kendisinin satın aldığını, ağabeyinin alakasının olmadığını ve şimdiki beyanının doğru olduğunu ifade etmiştir.
Sanık ... savunmasında, araçta sigara olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
Malen sorumlu ... beyanında, suça konu aracı sanıklara 10.11.2013 tarihinde, 7.000,00 TL'si peşin olmak üzere sattığını, borcu bittikten sonra da devrini vereceğini beyan etmiştir.

A. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararları Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre sanıkların yolcu olarak bulunduğu araçta ticarî miktar ve mahiyette sigaraların ele geçirilmesi, araç sürücüsü olan ...'ün kardeşi olan sanık ...'ün aşamalarda çelişkili beyanlarının bulunması, diğer sanık ...'ün ise ...'ün babası olup sigaraların ele geçiriliş şekli itibarıyla araçta sigara olduğunu bilmemesinin mümkün olmaması karşısında, sanıkların atılı suçu işledikleri sabit kabul edilip haklarında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;

Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihin 17.11.2013 iddianame düzenleme tarihinin ise, sırasıyla, 04.12.2013 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında daha önce Dairemizce bozulan Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1228 Esas, 2021/719 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 24.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin

ise 20.11.2013 olduğu,

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.

A. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararları Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.