Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2012 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, özel belgede sahtecilik, şantaj ve hakaret suçlarından, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2015 tarihli kararı ile sanık ... hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, özel belgede sahtecilik, şantaj ve hakaret suçlarından mahkumiyet, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmiştir.

1.Sanığın temyiz isteği; atılı suçları işlemediğine, kredi kartını katılanın rızası ile kullandığına ilişkindir.

2.Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararının yerinde olmadığına ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

1.Dava konusu olay; sanık ..., müşteki ile evli iken müşteki adına ...’tan kredi kartı talebinde bulunduğu, 19.08.2010 tarihinde ...’a ait Wings kredi kartının müştekiye teslim edilmek üzere ... tarafından Kuryenet isimli firmaya teslim edildiği, kartın müştekiye teslim edilmek üzere Kuryenet görevlisi sanık ...’a verildiği, 23.08.2010 tarihinde kartın şüpheli Tayfun tarafından müştekinin işyeri adresine teslim edilip kredi kartı sözleşme formunun imzalanıp doldurulduğu, kredi kartının sanık ... tarafından kullanılması suretiyle yarar sağlandığı iddiasına ilişkindir.

2.Kredi kartı sözleşmesi ve teslim belgesi, ... Teftiş Kurulu raporu, Bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu raporu, tanık beyanları mevcuttur.

A. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 207 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın savunması olduğu ve sanığın savunmasının 02.04.2013 tarihinde alındığı, bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı şantaj ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden
Sanığın yargılama konusu eyleminin şantaj ve hakaret suçlarını oluşturduğu nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 107 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 07.10.2010 olan suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

C. Sanık ... hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümler yönünden
Sanığın, sahte belgelerle müracaat edip kredi kartı sözleşmesi imzalamak suretiyle sahte kredi kartı düzenlenmesini ve teslimini sağlaması eyleminin Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu, sahte belgelerle bankaya başvurarak kredi kartı sözleşmesi imzalama ve teslim alma eylemlerinin ayrıca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmayacağı, bu bağlamda başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin 3 üncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu cihetle; sanığın, ... A.Ş. tarafından tanzim edilen kredi kartı sözleşmesini ve teslim belgesini imzalamak suretiyle katılan adına sahte kredi kartı çıkartmak ve bu kredi kartını birden fazla kez kullanmaktan ibaret eylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nun 245/2. ve 245/3., 43/1. maddelerine uyan suçları oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde Türk Ceza Kanunu'nun 245/1., 207/1. maddeleri uyarınca hükümler kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de; Türk Ceza Kanunu'nun 245/1. maddesinde temel cezanın, hapis cezasının yanında adli para cezasını da içerdiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, sanık ... hakkında şantaj ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden

Gerekçe bölümünde A ve B bentlerinde açıklanan nedenlerle Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli kararına yönelik katılan ... vekili ile sanık ...'un temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin bu nedenlerle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve özel belgede sahtecilik suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde C bendinde açıklanan nedenle Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddenin son fıkrası gereğince sonuç ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.