Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacılar, ...Mahallesi ... Caddesi ... Sokak No: 10 Daire: 1 sayılı taşınmazın babaları Abdullah'tan miras kaldığını, babalarının 03.01.2012 tarihinde vefat ettiğini, davalı kardeşleri ...'ın babalarının vefatından sonra miras kalan daireyi tek başına kullanmaya başladığını, 5 aydan bu yana davacılara kira ödemeksizin tek başına kullanmasından dolayı davacıların her biri için aylık 62,50 TL kira bedeli üzerinden 5 aylık toplam 3.000,00 TL ödenmesini ve davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı, dava konusu taşınmazın tapusunun bulunmadığını ve zilyetlik hükümlerine tabi olduğunu, babalarından kalan 10/1 nolu taşınmazı fiili taksim gereğince malik sıfatıyla kullandığını, kaldı ki dava konusu taşınmazın babasıyla birlikte kullanımlarında olduğunu ve davacılardan ...’ın da aynı hakka sahip olup 2 nolu dairede ikamet ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacılar tarafından dava öncesinde davalı ...'a ecrimisil talebi yönünden herhangi bir ihtarname gönderilmediği anlaşıldığından ecrimisil talebinin reddine; taşınmaz üzerinde fiilen mirasçıların tümü arasında somut, ispatlanan herhangi bir paylaşım bulunmadığı gerekçesiyle de meni müdahale talebiyle açılan davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

1.Davacıların ecrimisile yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacıların müdahalenin önlenmesine yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu edilen 2070 parselin malik hanesinin boş olduğu Kadastro Mahkemesinde davalı olduğu, davacı tarafın babalarının zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla eldeki davayı açtığı ve dava konusu yerin tarafların ortak murisinden kaldığının esasen Mahkemenin de kabulünde olduğu anlaşılmıştır. O halde; davacıların miras payına vaki müdahalenin önlenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile müdahalenin önlenmesi talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların ecrimisile yönelik temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine; müdahalenin önlenmesi talebine yönelik temyiz itirazları ise (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine; 08.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.