Davanın reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Yörede 1985 yılında yapılan kadastro sırasında... Köyü 926 nolu parsel, 2.486,00 m2 yüzölçümüyle ve arsa niteliğiyle davalı ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir.

Davacı Hazine; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık, çalılık niteliğindeki yerlerden olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istemiyle Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmediği ve kadastro mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.12.2009 tarihli ve 2009/12364 Esas,-12979 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma kararına uyulmasının ardından çekişmeli taşınmazın Mezitli ilçesine bağanması nedeniyle Mersin Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmakla yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, sonrasında yargılamaya Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün dahili davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.06.2018 tarihli ve 2018/1514 Esas,-4398 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda davalı parselin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı, davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince her ne davalı parselin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı, davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, Mahkemenin kararı ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin uyumlu olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır.

Şöyle ki; dosyaya ibraz edilen 01.02.2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, davalı parsel üzerinde 8 adet 50-55 yaşlarında aşılı keçiboynuzu, 3 adet 50-55 yaşlarında aşılı zeytin, karışık vaziyette dikilmiş 8-10 yaşlarında limon, zeytin, yenidünya ve keçiboynuzu ağaçlarının bulunduğu, davalı parselin toprak yapısının ise taşlık ve kayalıklarla kaplı olduğu, yüzeyin % 30-40 taşlık ve % 60-70 kayalık olduğu, ekili toprak derinliğinin çok sığ olduğu, imar-ihya işleminin yapılmadığı, davalı parselin doğal yapısının korunduğu bildirildiğine göre davalı tespit malikleri lehine amaca uygun zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığının tespitiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, somut olay ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 uncu maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.