Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları ile 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

B. Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2016/72 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usul ve yasaya uygun hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık kararı temyiz ettiğini belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre)
Mahkemece, olay günü uyuşturucu madde ticareti yapılacağına ilişkin istihbari bilgi üzerine yapılan takipte Gazi Kemal Mahallesi üzerinde sanık ... ile ... ve ...'i durdurdukları, sanığın üzerinde uyuşturucu maddelerden eroin ve suboxone isimli ilacın etken maddesi olan naloxone ve bubrenorphine içeren madde ele geçtiği, ayrıca alınan rapora göre uyuşturucu maddelerden opiat ve extacy kullandığının tespit edildiği, sanığın suçunun sabit olduğu, suç tarihinden önce de uyuşturucu madde temin etmesi ve kullanması ve bu nedenle tedavi ve denetim kararlarını ihlal ettiğinden bahisle çok sayıda dava dosyasının bulunduğundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi koşullarının ortadan kalktığı sabit olmakla sanığın suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak alt hadden ayrılmak suretiyle cezalandırılmasına, sanığın geçmişi, şahsi ve sosyal ilişkileri ile cezanın etkili ve uyarıcı olması hususunda oluşan kanaat dikkate alınarak hakkında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığı gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığının sorulup belirlenmesi gerektiği, ayrıca; sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak kamu davası açıldığından bahisle, inceleme konusu bu suç nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığı ancak söz konusu dayanak dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile hüküm kurulması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2016/72 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.