SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına, sanığın temyiz talebinin resmi belgede sahtecilik suçundan hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2016 tarihli ve 2015/538 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine,

b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

A. Katılan Vekili ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi talebine ilişkindir.

B. Sanığın Temyiz Sebepleri
Resmi belgede sahtecilik suçundan hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz etme iradesinden ibarettir.

1. Katılanın suç tarihinde Halkbank ...Şubesine ibraz ettiği suça konu çekin sahteliğinin anlaşılması üzerine alınan ifadesinde söz konusu çeki yaklaşık 3 ay önce sanığa 14.000,00 TL karşılığında sattığı 4 büyükbaş hayvan bedeli olarak sanıktan aldığını, söz konusu çekin sahte olduğunu bilmediğini, kendisine sahte çek veren sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği, sanığın, suça konu çek üzerinde bulunan imza ve yazıların kendisine ait olduğunu, çeki boş olarak M.Z.A. isimli sahte çek satan bir şahıstan aldığını ve doldurup ciro ederek katılanın amcasının oğlu olan M.K.'ya faizle borç olarak aldığı 14.000,00 TL karşılığında verdiğini, katılan ile aralarında herhangi bir alışveriş olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık, çek üzerindeki yazı ve imzaların kendisine ait olduğunu ikrar etmiş ancak nitelikli dolandırıcılık suçunu kabul etmemiştir.

3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.

4. Sanığın savunmasında adı geçenlerin tanık sıfatıyla beyanlarının tespit edilmediği anlaşılmıştır.

5. Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 21.04.2015 tarihli; "... inceleme konusu çekin orijinal olduğu, makine yazısı ile yazılmış bölümlerinde fiziksel silinti izlerinin bulunduğu ... bu bölümlerdeki orijinal yazıların silinerek mevcut yazıların aynı bölümlere sonradan tahrifen yazıldıkları, ... belgenin aldatma kabiliyetini haiz olduğu, ... yazı ve imzaların ...'in elinden çıktığını gösterir nitelikte kaligrafik bulgular tespit edilemediği," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.

6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Sanığın Temyiz Talebi Yönünden

1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçuna İlişkin Katılan Vekili ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden

1. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile sanığın, suça konu çek üzerindeki imza ve yazıların kendisine ait olduğu yönündeki ikrarı karşısında sanığın savunmasında adı geçen, katılanın amcasının oğlu olduğunu, kendisinden aldığı borç para karşılığında çeki verdiğini iddia ettiği M.K.'nın beyanları tespit olunarak suça konu sahte çekin katılanın eline ne şekilde geçtiği araştırılıp tespit edildikten sonra delillerin takdiri ile sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabul ve uygulama yönünden; sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin altıncı maddesinin ihlâl edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Sanığın Temyiz Talebi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) başlığı altında açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2016 tarihli ve 2015/538 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçuna İlişkin Katılan Vekili ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2016 tarihli ve 2015/538 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.