Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii Yönünden
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenmiştir.

Gümrük İdaresi Vekili Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; nakil aracı olarak kullanılan katırların müsaderesinin gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.

A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
07.10.2013 tarihinde saat 00.00-01.00 zaman aralığında Uludere ilçesi, Haburya mevkiinde icra edilen önleyici kolluk devriyesi sırasında saat 00.20 sıralarında Haburya mevkii, Hezil Çayı kenarında, Cizre ... (...) koordinatlarında, üzerinde çuvallar bulunan 6-7 adet katır grubunun Şenoba istikametinden gelerek koşar vaziyette Hezil çayını geçtiği, katırların yanında bulunan bir şahsın da katırlarla beraber koşarak kaçtığının görülmesi üzerine, görevlilerce katırların peşinden yaya olarak gidildiği, Hezil çayının karşı kıyısna geçildikten sonra yaklaşık 200 metre ileride katırların üzerinden belirli aralıklarla çuvalların yere düştüğü görülmüş olup, bu çuvalların biraz ilerisinde katırlarla beraber kaçtığı görülen 12-15 yaş aralığındaki suça sürüklenen çocuk ...'in yakalandığı, katırların ise kaçtığı, yere düşen çuvallarda 2250 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Şırnak Devlet Hastanesince düzenlenen 10.10.2013 tarihli raporda; suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde işlemiş olduğu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu suç ile ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk savcılık ifadesinde; katırlarla sigara taşıyor olduklarını, etrafında kimler olduğunu ve sigaraları kimden alıp nereye götürdüklerini hatırlamadığını, mahkemedeki 26.02.2015 tarihli savunmasında; olay tarihinde çobanlık yapıyor olduğu sırada görevlilerin kendisini yakaladığını, suçlamayı kabul etmediğini, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 08.06.2020 tarihli bozması üzerine alınan 15.09.2021 tarihli savunmasında ise; olay tarihinde yaşı küçük olduğundan bir şahıs tarafından para ile sigaraların nakli için kandırıldığını, sigaraların kendisine ait olmadığını belirtmiştir.

Dava konusu olayda nakil vasıtası olan katırlar yakalanamamış olup, iddianamede katırların müsadere talebinin bulunmaması ve mahkemece de bu konuda verilen herhangi bir karar olmaması karşısında katılan ... İdaresi vekilinin nakil vasıtası olan katırların müsaderesine yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.

Suça sürüklenen çocuğun görevlilerce olay tarihinde ticari miktarda bulunan 2250 karton kaçak sigarayı katırlar ile nakletmekte olduğu sırada suçüstü yakalanması, suça sürüklenen çocuğun savcılık ifadesi ve mahkemedeki 15.09.2021 tarihli savunmasındaki kabulü ile 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu suç ile ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin
yeterince gelişmiş olduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi ve eşyanın müsaderesine karar verilirken, hüküm fıkrasında müsadere hükmüne atıf yapan 5607 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

1.Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün eşya müsaderesine ilişkin bölümünün çıkarılarak yerine gelmek üzere hükme ''Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine'' ibarelerinin hükme eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.