Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ile re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı, atılı suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadığı halde mahkûmiyet kararı verildiğine, mahkeme gerekçesinin yetersiz olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğu ile re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından Şanlıurfa otobüs terminalinde ... plaka sayılı yolcu otobüsünde, önleme araması kararı ile yapılan aramada, 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğa ait 499 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk savcılık ifadesinde; dava konusu kaçak sigaraları içmesi için ağabeyine aldığını, mahkemedeki 02.03.2015 tarihli savunmasında; ele geçen kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu, Dairemizin 27.04.2021 tarihli bozma ilamı üzerine mahkemece alınan 12.11.2021 tarihli savunmasında ise; kaçak sigaraları satmak için aldığını belirtmiştir.
Mahkemece suça sürüklenen çocuğa 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirimiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 499 paket kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve suça sürüklenen çocuğun 12.11.2021 tarihli savunmasındaki ikrarı karşısında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği belirlenmekle, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Her ne kadar Tebliğname'de, suça sürüklenen çocuğa soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, ödeme halinde yapılacak indirim oranı 1/3 olarak belirtilmek ve suça sürüklenen çocuğun hüküm verilinceye kadar ödeme yapması mümkün olduğu halde ödeme için belirli bir süre verilmek suretiyle usulsüz ihtaratta bulunulduğu gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 E., 2023/650 K. sayılı karar içeriği doğrultusunda suça sürüklenen çocuğa 12.11.2021 tarihinde yakalandığı yer mahkemesinde yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine, suça sürüklenen çocuğun mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği ve yakalandığı yer mahkemesince suça sürüklenen çocuğa hükmün verildiği 25.02.2022 tarihli celseye kadar süre verilmiş olduğu anlaşılmış olup, ödeme gücü olmadığını ifade eden suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde
belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınarak katılana verilmesine" ibarelerinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.