Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamından sanığın, vekaletname alarak kesim işi yaptığı tapulu arazinin bitişiğinde bulunan kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinden 71 adet meşe ağacı kestiğinin anlaşıldığı ve sanık her ne kadar kendisine gösterilen alanda kesim yaptığını beyan ediyor ise de; hem kaçak kesim yaptığı alanın kesinleşmiş orman kadastrosu içerisinde olması sebebiyle herkes tarafından bilinmesi gerektiği hususu hem de kesim işine başlamadan önce sınır ihlaline sebebiyet vermemek için sınır tespiti yaptırması gerektiği hususları da dikkate alınarak, sanığın kastının yokluğundan bahsedilemeyeceği gözetilmeden; üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yerinde görülmeyen gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;

Suça konu yediemindeki orman emvali ve motorlu testerenin müsaderesi husuunda herhangi bir karar verilmemiş olması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.