Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı üçüncü kişi şirketler vekili, vekil edenleri ile borçlu şirket arasında bağlantı bulunmadığını açıklayarak 12.12.2012 tarihinde haczedilen mallar üzerindeki haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı üçüncü kişi şirketler ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu, alacaklıların alacak tahsilini engellemek amacıyla kurulduklarını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı alacaklı tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.11.2014 tarihli ve 2014/20256 Esas, 2014/21542 Karar sayılı kararı ile borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ bulunduğu ve muvazaalı işlemler yaptıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi için bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yaptığı yargılama sonunda davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

1. Davacı üçüncü kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde, hükümde borçlu ve alacaklı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de karar başlığında gösterilen vekil borçlunun icra dosyasına vekaletname sunan vekildir. Temyize konu dosyada duruşmalara borçlu veya vekili katılmamış, dilekçe yoluyla beyanda bulunulmamıştır. HMK'nin 323. madde uyarınca vekilin vekalet sunması kanuni vekalet ücretine hükmedilmesi için yeterlidir. Ancak dava dosyasına vekalet sunmayan dolayısıyla pasif olarak dahi temsil edilmemiş olan borçlu lehine vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru olmamıştır.
HMK'nin 323. vd maddelerinde yargılama giderleri ile ilgili düzenlemeler hüküm altına alınmıştır. Buna göre yargılamada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir ve yargılama giderlerinin dökümü hüküm altına alınır. Mahkemece her ne kadar yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de davalı tarafından yapılan kanun yoluna başvurma gideri hakkında hüküm kurulmamış olması doğru değil ise de belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin tüm ve davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 5. bendindeki " Davacılar ... Ofis Aksamları San. Ve Tic. Ltd Şti., ... Ahşap San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davalılar, ... ve ... Suni Deri Döşeme Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılmış yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" ibaresinden alacaklı ... adının çıkartılmasına ayrı bir bent olarak "Davalı ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı alacaklı ...'e verilmesine" ibaresinin yazılmasına, vekalet ücretine ilişkin 6. bendindeki “ve ... Suni Deri Döşeme Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti." ibaresinin hükümden çıkartılmasına, aynı bentten "bu davalılara verilmesine" ifadesinin çıkartılarak, yerine "...davalı alacaklı ...'e verilmesine," ibaresinin yazılmasına, hükmün ve gerekçesinin 1086 sayılı HUMK'un 438/son maddesi uyarınca düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 31,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 23,00 TL'nin temyiz eden davacı üçüncü kişiden alınmasına ve peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya iadesine, 13.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.