Hükümlülük
Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı TCK.nun 245/2. maddesinde; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise, anılan maddenin 3. fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu cihetle, sanığın kardeşine ait kimlik bilgileri ile şikayetçi bankaya müracaat ederek, sözleşme imzaladıktan sonra düzenlettiği kredi kartıyla değişik zamanlarda alışveriş yapmak ve nakit para çekmek suretiyle yarar sağlama şeklindeki eylemlerinin, TCK.nun 245/2. ve aynı Yasanın kendi içinde teselsül eden 245/3 ve 43. maddelerindeki birbirinden bağımsız ayrı ayrı suçları oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanığın gerçek kimliğinin hakkında yapılan ihbar sonucu tespit edilmesi karşısında; sanığın kendiliğinden iftirasından dönmediği bu nedenle TCK.nun 269. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığının gözetilmeden, mağdur ...'a karşı işlediği iftira suçu nedeniyle kurulan hükümde anılan madde ile indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, bir sebebe dayanmayan katılan vekilinin, taktiri indirim maddesinin uygulanmasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin (ONANMASINA), 29.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.