Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62,52,53 üncü maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2014 tarihli kararının sanık ve katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2018/3432 Esas, 2020/4740 Karar sayılı kararı ile uzlaşma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2022 tarihli, 2020/305 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,52,53 üncü maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
27.05.2011 tarihli Nizip Noterliği'nde tanzim edilen motorlu taşıt kira sözleşmesi ile 27 NR ... plakalı römorkun katılan şirket tarafından sanığın sahibi olduğu ...San.Tic.Ltd.Şti'ye kiralandığı,sanığın kira sözleşmesi ile kullanmak amacıyla kendisine teslim edilen söz konusu römorku katılanın rızası ve bilgisi dışında hurdacıya satmak suretiyle tasarrufta bulunduğu iddia ve kabul olunan olayda temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Sanık ...’nın, sahibi olduğu şirkette kullanmak için, katılanın yetkilisi olduğu şirketten kiraladığı iş makinasını sattığı somut olayda; sözleşmenin iki tarafının da tacir olduğun, sanığın kira konusu makinaları ticari bir işletmenin faaliyeti çerçevesinde kiralamış olduğunun anlaşılması karşısında; eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında hataya düşülmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik Cumhuriyet savcısının tarafından temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.