Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Dava konusu 217 parsel sayılı taşınmazın 25.11.1983 tarihinde davalıların kök murisleri adına tespit ve tescil edildiğine, kadastro tutanağında kök murislerin ölü olduklarının belirtildiğine, dosyaya kazandırılan mirasçılık belgelerinden kök murislerin 02.06.1952 ve 04.07.1953 tarihinde öldüklerinin, kadastro tutanağının kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar tapu kaydının intikal görmediğinin tapu kayıtlarından anlaşıldığına ve bu tarihten dava tarihine kadar eklemeli zilyetlikle kazanma süresi ve koşullarının davacılar lehine gerçekleştiğinin keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşılmasına, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde bir kısım davalılara ve davalı ...'e ayrı ayrı iadesine, 13.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.