Mahkûmiyet, kaçak eşya müsaderesi, nakil aracı iadesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasında düzenlenen cezanın miktarına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmakla, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın mahkûmiyetine karar verildiği 18.12.2013 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, nakil aracının üzerindeki şerh kaldırılmak suretiyle sahibine iadesine, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.