Mahkûmiyet

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42 nci maddesinin birinci fıkrasına göre temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme talebi hakkında inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede:
Sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, sanığın daha önce adli mercilerce usulüne uygun tebligat yapılmamış olan bildirdiği tüm adreslere tebliğ edilip iade edilmesi ardından son MERNİS adresi olan yurtdışı adresine tebliğ girişiminde bulunulduğu ancak buradan da adreste tanınmadığı gerekçesi ile iade olunması üzerine sanığın adresinin tespit edilemediğinden bahisle mahkumiyet hükmünün sanığa Resmi Gazete ile ilanen tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanun'un (7201 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinde düzenlenen "ilan alakalının ıttılaına en emin bir şekilde vasıl olacağı umulan ve varsa ayrıca tebliği çıkaran merciin bulunduğu yerde intişar eden birer gazetede yapılır" hükmü ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 49 uncu maddesi uyarınca, kolayca ulaşma ve tebligatı öğrenme olanağını kısıtlayan Resmi Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğu belirlenerek, öğrenme üzerine sanığın temyizinin süresinde olduğu kabulü ile yapılan incelemede,
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 54.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2015 tarihli kararıyla dolandırıcılık suçundan sanık hakkında 10 ay hapis ve 80 TL adli para hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 18.12.2019 tarihli kararıyla hükmün uzlaştırma hükümleri yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine, İstanbul 54.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/68 Esas, 2020/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesi, 62,52 ve 53 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz talebi, eski hale getirme ve hakkında lehe hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir.

1. Sanığın işe sokma vaadi ile katılandan toplam 495 TL alarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanık ikrar etmiştir.

3. Banka yazıları, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamından sanığın katılanı dolandırdığı anlaşılmakla mahkeme mahkûmiyet kararı vermiştir.

4. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

1. Mahkemece dosyanın uzaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 54.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/68 Esas, 2020/280 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.