İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2018/726 Esas, 2020/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/1131 Esas, 2021/1448 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi özetle, cezanın yetersiz tayin edildiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

2.Sanık Müdafinin Temyiz İstemi özetle, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tahrik indirim oranına, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, cezanın fazla tayin edildiğine,
ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Katılan ile sanığın komşu oldukları, sanığın evinde evcil hayvan beslemesi nedeni ile katılan ile olay günü telefonda tartıştıkları, sonrasında katılanın sanığın kapısına gittiği, sanığın kapıyı açarak ruhsatsız tabancasıyla ateş etmek suretiyle katılanı hayati tehlike geçirmesine ve hayat fonksiyonlarına orta (2.) derecede etkili kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde yaraladığı anlaşılan olayda sanığın katılanı kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.

2. Sanık savunması, katılan beyanı, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 25.06.2018 Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11.06.2018 ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 29.04.2020 tarihli adli muayene raporları, sanığın adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, suçta kullanılan araç, hedef alınan bölgeler ve isabet sayısı katılanda meydana gelen

yaralanmanın ağırlığı nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belirlenememesine bağlı olarak sanık lehine asgari düzeyde tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/1131 Esas, 2021/1448 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.