HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandrıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası,62,52,51,53 üncü maddeleri gereğince 33 kez 10 hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2013 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı ve temyiz dışı sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 04.03.2019 tarihli ve 2017/10992 Esas, 2019/1594 Karar sayılı kararı ile uzlaşma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2020 tarihli, 2019/442 Esas, 2020/706 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandrıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası,62,52,50 nci maddeleri gereğince 17 kez 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği, tüm mağdurlara ulaşılmadan eksik rapor tanzim edildiği, hükmün bozulmasına, savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
Sanık ...'ın 2012 yılı Mayıs ayında Karahan isimli bir firmanın İbni sina ve Numune hastanesinde veri hazırlama işlemlerinin ihalesini kazandığını bu iki hastaneye veri işletme memuru alınacağını kendisinin Karahanlar firması taşeronu olarak onlardan %35 ile bu işlemi yükleneceğini alınacak elemanları kendisinin işe yerleştireceğini söyleyerek, işe girmek üzere kendisine adam bulması konusunda ...'den yardım istediği, sonrasında iş için başvuru yapan müştekilerden işe giriş ücreti olarak 700-800,00 TL civarında para topladığı, ancak müştekileri 2 kez kursa tabi tutmasına rağmen, işe başlatılmadığı, müştekileri oyaladığı, ancak daha sonra taşeron olarak iş aldığı firmanın iflas ettiğini beyan ederek müştekileri işe koyamayacağını bildirdiği ve müştekilerin parasını iade etmediği iddia ve kabul olunan olayda, temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.