İNCELENEN KARARIN;

İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2018 tarihli ve 2017/48 Esas, 2018/112 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.

2. Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.05.2019 tarihli ve 2019/704 Esas, 2019/1120 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Tanık ... mahkemede soruşturma aşamasında kendisine baskı yapılarak beyanının alındığını söylemiş olduğundan tanık delilliğinin hükme esas alınamayacağına
2.... isimli şahsın beyanlarının somut olmayan mesnetsiz beyanlar olduğu için sanık hakkında hükme elverişli beyan olarak kabul edilemeyeceğine,

3.Sanığın mahrem yapılanma ile hakkında B4 verildiği ve örgütle ilişkilendirilmeye çalışılsa da bunun fişleme maksadıyla yapıldığına, elverişli bir delil olarak kabul edilemeyeceğine,

4.Gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanması gerektiğine, eksik incelemeyle karar verildiğine,

5.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Tanık ... sanığı tanımadığını, baskı altında bu ifadeyi verdiğini belirtmekle, sanık hakkında hükme elverişli olmağına,

2.Sanık hakkında flaş bellekteki bilginin başkaca delillerle desteklenmesi gerektiğine, mahrem yapılanma sd kartta isminin geçmesinin hukuka ugun bir delil olmadığından hükme esas alınmaması gerektiğine,

3.TCK 220.maddesinin tartışılması gerektiğine, gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanması gerektiğine,

4.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanıklar hakkında beraat kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanıkların örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22/05/2019 tarihli ve 2019/704 Esas, 2019/1120 sayılı Kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.