Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.10.2017 gün ve 2014/195 - 2017/247 sayılı kararı onayan Daire'nin 17.04.2019 gün ve 2018/843 - 2019/3102 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, 2 no’lu davalının 1 no’lu davalının bölge ana bayisi olduğunu, davacıların 2 no’lu davalı ile bayilik sözleşmeleri imzaladıklarını, işyeri açmak için çeşitli alışveriş merkezleriyle görüştüklerini, ancak davalılar tarafından markanın yeterli tanıtımı yapılmadığından kendilerine yer tahsis edilmediğini, şehrin işlek mekanlarında yer açmak isteler de davalıların gerekli teknik ve lojistik desteği vermemesi nedeniyle işyeri açamadıklarını, 2 no’lu davalının gerekli yatırımları yapacağını vaad etmesine rağmen, verdiği sözleri tutmadığını, 1 no’lu davalıya başvurmalarına rağmen sonuç alamadıklarını, 1 no’lu davalının 2 no’lu davalıyı denetleme görevini yerine getirmediğini ileri sürerek taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin iptaline ve herbir davacı için miktarı ayrı ayrı belirtilen bayilik bedeli ve kazanç kaybı bakımından fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 228.000 USD zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
... vekili,10.03.2002 tarihinde dava dışı Ouiznos Franchising LLC şirketi ile 2 no’lu davalının ana franchising sözleşmesi imzaladıklarını, ana sözleşmenin 31.12.2006 tarihinde kendilerine devredildiğini, sözleşmenin 14.02.2008 tarihinde tarafların karşılıklı mutabakatıyla sona erdirildiğini, davacılarla aralarında hiçbir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, 2 no’lu davalının şirketi temsil yetkisi bulunmadığını, hiçbir şekilde başarı garantisi verilmediğini, ödenen ücretlerin sözleşme hükümlerine göre iade edilmeyeceğinin kararlaştırılamadığını, bu durumun uluslararası franchising teamülü olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, 1 no’lu asıl franchise veren ile alt franchise alan davacılar arasında sözleşmesel bir bağ bulunmadığından 1 no’lu davalıya karşı sözleşmeye dayalı bir talepte bulunulamayacağı, alt franchise sözleşmelerine göre 2 no'lu davalının alt franchise alanlara yer bulma ve çeşitli şekilde destek olma gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, işletmenin açılacağı yerin seçiminin ve kiralanmasının sadece alt franchise alanlara ait olduğu, sözleşmede başlangıç franchise ücretinin geri verilemeyeceğinin açık şekilde kararlaştırıldığı, dosyada yer alan belgelerden davacıların işletmeyi açmayı düşündükleri alışveriş merkezlerinden olumsuz cevap aldıktan sonra başkaca yerleri kiralama yoluna gitmediği ve bu bakımından sözleşmeye aykırı davrandıkları gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 16.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.