Mahkumiyet

1-Sanığın müşteki Kemal Kandemiri borçlu kendisini alacaklı olarak göstermek suretiyle suça konu 28.02.2009 ödeme tarihli 22.500 TL bedelli, kambiyo senedi vasfında olmayan senedi tanzim edip kullanmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında, sanığın suçlamaları kabul etmediği, temyiz aşamasında gerçek ... ile tanıştığını, Can isimli kişinin tanıştırdığı ve suça konu belgeyi veren kişinin başka bir şahıs olduğunu, birisinin ... ismini kullanarak kendisini kandırdığını savunduğu, müşteki ...'in bozma sonrası beyanında Can Koru isimli şahsın kendisinin yanında bir kaç gün çalıştığını, adını kullanıp sanıkla bu şekilde bir ilişkiye girmiş olabileceğini, sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından Can Koru isimli şahıs tanık sıfatıyla dinlenip, sanık ve tanığa ait suç tarihine yakın dönemlerdeki yazı imza örnekleri temin edilerek suça konu senedin ön yüzündeki yazı ve imzaların aidiyeti hususunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü verilmesi,

2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının sanığın kendi alt soyu dışındakiler için hapis cezasının infazı tamamlanana kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz talebi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

ÖK.