Mahkumiyet
Sanık hakkında katılanın rızası ve bilgisi dışında katılan adına hat çıkartarak kullandığı, bu hattın borçlarını ödemediği, abone sözleşmesindeki imzanın katılan eli ürünü olmadığı ve sahte olduğu anlaşılmakla sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan kamu davasında; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin reddine; ancak:
Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri ile TCK'nin 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa muhalefet suçunu oluşturduğu gözetilerek ve sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken suç vasfında yanılgıya düşerek TCK’nin 207. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.