Düşme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 tarihli ve 2015/537 Esas, 2015/842 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın 04.08.2015 tarihinde ...Havalimanı Şube Müdürlüğüne hitaben verdiği ve aynı gün ibraz ettiği Türkiye Cumhuriyeti pasaportunun 48 inci sayfasında basılı çıkış ve giriş tarihlerinin sahte ve aldatma niteliğini haiz olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, suç tarihinin 04.08.2015 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle zamanaşımı süresi dolmadığından bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

1. Sanık hakkında 1989 ve 1990 yıllarında sahte giriş ve çıkış mühürleri olan pasaportu emekli işlemleri için 04.08.2015 tarihinde kullanılması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan dava açılması karşısında, suç tarihinin 04.08.2015 olacağı gözetilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yasaya aykırı ise de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.

2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.12.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 tarihli ve 2015/537 Esas, 2015/842 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2024 tarihinde karar verildi.