Mahkumiyet

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan,2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarunca 1 yıl 8 ay hapis cezası 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.06.2021 tarihli, 2020/109134 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

Sanık müdafinin temyiz nedenleri;

1.Mahkeme gerekçesinde eylemlerin açıkça belirtilmediğine,

2.Bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna, hükme esas alınamayacağına,

3.Suça konu yapılara ilişkin devlet kurumlarından alınan tutanaklar incelendiğinde 2012 yılında var olduklarına,

4.Verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna,

5. Diğer temyiz nedenlerine,
İlişkindir.

Mahkemece, sanık savunması, bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın doğal sit alanı içerisinde bulunan taşınmazda izinsiz fiziki ve inşai müdahelede bulunduğu sabit görülerek 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Suça konu taşınmazın Mülga Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu'nun 11.12.1986 tarih ve 2753 sayılı kararı ile tescil edilen devamında mülga Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 18.09.2008 tarih ve 4305 sayılı kararı ile tescili devam ettirilen I. Derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı anlaşılmıştır.

05.05.2015 tarihli yapı tatil zaptı ile sanığın I. Derece doğal sit alanı içerisinde kalan taşınmaz üzerinde izinsiz yapı yaptığı tespit edilmiştir.

Mahkemece fen ve inşaat bilirkişisi refakatinde keşif yapılmış, 14.10.2015 tarihli inşaat bilirkişisi raporunda izin alınmadan I. derece doğal sit alanı içerisinde ruhsatsız ve kaçak olarak yapı yapılmasının sit alanının doğal bütünlüğünü bozduğunu ve sit alanına zarar verdiğini, bu yapıların yapılmasının sit alanına 2863 sayılı Kanun kapsamında inşai ve fiziki müdahale kapsamında olduğunun kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2024 tarihinde karar verildi.