Aynen infaz

Sanık hakkında yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri usûlü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece 27.05.2015 tarihli karar ile sanık hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyet kararı verilmiş olup, karar sanığa yöntemince tefhim edilerek temyiz edilmeksizin 30.06.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Hükümlü tarafından 04.01.2016 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine, Mahkemece düzenlenen 21.01.2016 tarihli tensip tutanağı ile talebin kabulüne karar verilmiş ve yargılanmanın yenilenmesi talebinde bildirilen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/518 Esas sayılı dosyası incelenerek, sanık hakkında bu dosya kapsamında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan herhangi bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, bahse konu suç yönünden verilen hapis cezasının aynen infazına karar verildiği görülmüştür.

Sanığın temyiz isteminin özetle; Mahkemece usule aykırı şekilde yargılama yapılarak hak ihlalinde bulunulduğuna, bu nedenle kararın bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür.

5271 sayılı Kanun'un 318 inci maddesinde, yargılamanın yenilenmesi isteminin, hükmü veren Mahkemeye sunulacağı, bu Mahkemenin, istemin kabule değer olup olmadığına karar vereceği düzenlenmiş, aynı yasanın “Yargılamaya katılamayacak hakim” başlıklı 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise, yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkimin aynı işte görev alamayacağı hükme bağlanmıştır.
5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde ise, hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması, kesin hukuka aykırılık halleri arasında sayılmıştır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli ve 2014/226 Esas, 2015/266 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünde görev alan hâkim tarafından, 21.01.2016 tarihli tensip tutanağı ile yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne ve temyiz incelemesine konu, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5 ay hapis cezasının aynen infazına dair 03.02.2016 tarihli karar verildiği anlaşılmış olup; aynı hâkimin, dava ile ilgili yargılama yaparak ulaştığı kanaati ilk hükümle dosyaya yansıttığı ve yargılamanın yenilenmesi istemi yönünden yapılan değerlendirmede, önceki kanaatinden etkilenebileceği dikkate alınarak, farklı bir hakim tarafından istem hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, anılan Kanun hükümlerine uyulmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.