Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı (5271 sayılı Kanun) maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Ele geçirilen patlayıcı madde ile ilgili 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca rapor aldırılmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi muhafaza ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 06.06.2015 tarihli tutanak ile Sart Mahallesi Gimnazyum Harabeler bölgesinde birinci derece sit alanı içerisinde bir şahsın bulunduğu yönünde ihbar üzerine jandarma ekiplerince belirtilen bölgede bir ağacın yanında olduğu görülen sanığın kimliğinin olmadığını beyan etmesi üzerine karakola götürüldüğü, karakolda çantasının içerisindeki siyah poşette 32 adet fünye olduğu tespit edilerek muhafaza altına alındığı belirlenmiştir.
3. Sanık savunmasında, altın madeni bulmak için Salihli ilçesi Sart Mahallesi dere yataklarına geldiğini, ele geçirilen 32 adet patlayıcıyı bir şantiyenin yanından geçerken bulduğunu, altın bulma işinde kullanmayı düşündüğünü ifade ettiği belirlenmiştir.
4.a) Manisa Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Büro Amirliğinin 04.08.2015 tarihli raporu ile ele geçen 32 adet kapsülün maden ve taş ocaklarında ve yol yapım şantiyelerinde patlamalarda kullanılan NONEL kapsül oldukları, incelemesi yapılan toplam 32 adet kapsülün gerekli ruhsata haiz işyerlerince maden ve taş ocaklarında patlayıcı maddeleri patlatmak için kullanılan kapsüllerden olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesi kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmiştir.
b) Manisa Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Büro Amirliğinin 09.06.2015 tarihli raporu ile söz konusu patlayıcıların emsallerine eş değer patladığı belirlenmiştir.
1. Bomba İmha ve İnceleme Büro Amirliğinin raporları ile sanıktan ele geçen fünyelerin 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesi kapsamında patlayıcı niteliğinde olduğunun belirlenmesi karşısında, Cumhuriyet savcısının temyizi reddedilmiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar
yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2024 tarihinde karar verildi