İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli kararı ile parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 14.09.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği;

1. Yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine,

2. Sanığın diğer sanık ile iştirak iradesinin mevcut olduğuna ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

1. Dava konusu olay, sanığın sahte paraları tedavüle koyma eylemine iştirak edip etmediği iddiasına ilişkindir.
2. 27.12.2016 tarihinde sanık ... ve temyiz dışı Hamza'nın Mersin ilinde bulunan V. Bilgisayar isimli işyerinden çeşitli ürünler satın alarak verdikleri iki adet 500 Euro'luk banknotların sahte olduğunun anlaşılması üzerine işyeri sorumlularının polis merkezine müracaat ettikleri belirlenmiştir.
3. 05.01.2017 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı ile işyeri sorumlularının işyerine gelerek alışveriş yapan ve sahte paraları veren şahıslar olarak sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'yı teşhis ettikleri belirlenmiştir.
4. 05.01.2016 tarihli tutanak ile alışveriş sırasında fatura kesilirken isim olarak E.A. ve irtibat numarası olarak da A.A. isimli bir şahsın adına kayıtlı ancak sanık ... tarafından Hamza tarafından kullanıldığı belirtilen telefon numarasının verildiği belirlenmiştir.

5. a) Sanık ... savunmasında, olay günü arkadaşı olan Hamza'nın eşya alacağını söylemesi üzerine birlikte mağazaya gittiklerini, Hamza'nın alışveriş yapması sonrası kasaya gittiklerini, döviz vereceğini söylemesi üzerine personele sorduğunu, dövizi kabul etmeleri üzerine Hamza'nın üzerinden iki adet 500 Euro'yu çıkartıp kendisine verdiğini, kendisinin de görevliye uzattığını, fatura kesilirken Hamza'nın bir pasaport verdiğini, ancak kime ait olduğunu görmediğini, telefon numarası olarak da kendisinde kayıtlı bulunan Hamza'nın numarasını verdiğini, mağazadan çıktıktan bir süre sonra Hamza'yı mağazadan aradıklarını, Hamza'nın telefonu kendisine verdiğini, görevlinin hesapta yanlışlık olduğunu söyleyerek mağazaya çağırdığını, gideceklerini söylemesine rağmen Hamza'nın yanlışlık olmadığını söyleyerek gitmek istemediğini, Hamza'nın kendisine çay makinası ile mousepadi hediye ettiğini, ayrıca araç kira parası ve tercüman ücreti olarak 500,00 TL verdiğini beyan ettiği,
b) Temyiz dışı sanık ...'nın savunmasının sanık ... ile aynı doğrultuda olduğu ancak paraları Beşar'a tecümanlık için değil arkadaşı olduğu için verdiğini beyan ettiği belirlenmiştir.

6. a) 05.01.2017 tarihli tutanak ile sanık ...'ın işyerinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuru ele geçirilmediği, ancak V. Bilgisayar isimli işyerinden alınıp sanık ... tarafından sanık ...'a hediye

ettiği belirtilen çay makinası ile mousepadi kendi rızası ile kolluk görevlilerine teslim ettiği,
b) 05.01.2017 tarihli arama tutanağı ile temyiz dışı sanık ...'nın ikametine gidildiğinde 45 dakika civarında kapının açılmadığı, ardından ikamette yapılan aramada evin tuvaletinde yırtık dolar parçalarının olduğu, logar kapağı açtırıldığında logar suyunun yüzünde yüzer vaziyette bol miktarda yırtılmış dolar parçalarının olduğu, sanığın da gizlenmiş vaziyette evin damının güneş panelinin altında yakalandığı belirlenmiştir.

7. T.C. ... Mersin Şubesinin 02.01.2017 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile iki adet 500 Euro'luk banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince, sanıklardan Hamza'nın polislere uzunca bir süre kapıyı açmamış olması ve evinde klozet içinde yırtılmış vaziyette dolar bulunması, 05.01.2017 tarihli Beşar'ın işyerinde yapılan aramaya ilişkin tutanak içeriği, ... raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde üzerine atılı suçu işlediği sabit görüldüğünden mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararı kesinleşmiş olup sanık ...'ın alışveriş esnasında tercümen bilirkişi olarak görev yaptığı, Hamza'nın eylemine iştirak ettiği hususunda savunmalarının aksine delil mevcut olmaması sebebi ile "şüpheden sanık faydalanır" ilkesi dikkate alınarak beraatine karar verilmiştir.

İşyeri çalışanlarının anlatımları, sanık ...'ın temyiz dışı sanık ... ile tutarlı savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü sanık ...'ın, temyiz dışı sanık ...'ya alışveriş sırasında tercümanlık ederek yardımcı olmak dışında sahte para tedavüle koyma konusunda iştirak halinde bulunduğuna ilişkin sanığın savunmasının aksine şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 14.09.2017 tarihli kararında katılan vekilince ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2024 tarihinde karar verildi.