Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan İdare temsilcisinin temyiz isteği; sanık hakkında hükmedilen cezanın ertelenmesinin haksız olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve inceleme esnasında re'sen diğer tespit edilecek sebeplerle bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz isteği; dikiliden ağaç kesmediğine, üretim sahasının sınırlarının kendisine gösterilmediğine, orman memurlarının kesim bittikten sonra damgayı vuracaklarını söylediğini belirttiklerine, kusuru ve kastı olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde motorlu testere ile ihale kapsamı dışında 474 adet kayın ağacının damgasız ve usulsüz şekilde
kesildiğinin tespiti üzerine sanık hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir.

Sanık savunmalarında, yanlışlıkla kesim sahası dışındaki ağaçları kestiğini, üretim sahasının sınırlarının belirlenmediğini beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda üretim sahası dışında yapacak vasfında 474 adet kayın ağacının motorlu testere dikiliden kesildiği tespit edilmiştir.

Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi gereği alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanığa atılı eylem benzer olaylarla karşılaştırılıp kesilen ağaç miktarı dikkate alındığında, temel ceza tayin edilirken makul oranda teşdit uygulanması yerine yazılı şekilde alt sınırdan ceza takdir ve tayin etmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nin 3. ve 61. maddelerine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ile katılan İdare temsilcisinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.02.2024 tarihinde karar verildi.