HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ...
hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; münhasıran sanık hakkında beraat kararı verilmesine, maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık ...’nın temyiz nedenleri; atılı suçu işlemediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 11.05.2015 tarihinde Adana'da önleme araması kararına
istinaden durdurulan yolcu otobüsünün bagajında, üzerinde "..." yazılı olan poşet içerisine başka poşete sarılı vaziyette karton kutuda 86 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları uyarınca dava açılmıştır.
Olay tarihinde otobüste muavin olan sanık ... alınan savunmasında, Şanlıurfa otogarından yola çıktıktan sonra bir şahsın otobüsü durdurarak emanet eşyayı otobüse verdiğini, içerisinde ne olduğunu bilmediğini ifade ederek suçu kabul etmemiştir.
Sanık ... alınan savunmasında, arızalı cep telefonunu Şanlıurfa'da tanımadığı birine tamir amacıyla gönderdiğini, olay tarihinde yolcu otobüsü ile kendi telefonunun geleceğini düşündüğünü, ele geçen diğer cep telefonlarıyla ilgisinin olmadığını ifade etmiştir.
Sanık ...'nın abisinin işlettiği cep telefonu dükkanında çalıştığı kendi beyanı ve kolluk araştırması ile dosya kapsamında sabittir.
Dosya kapsamında yer alan BTİK raporuna göre ele geçen cep telefonlarının gümrük kaçağı olduğu anlaşılmaktadır.
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin münhasıran sanık ... hakkındaki beraat kararına ve vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek;
A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararını Temyizi Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle kurulan beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...'nın Hakkındaki Mahkûmiyet Kararını Temyizi ile Katılan ... İdaresi Vekilinin Vekalet Ücretine Hasren Temyizi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de
göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Suçtan zarar gören ve kendisini vekil ile temsil ettiren Gümrük İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararını Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan beraat kararı yönünden katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...'nın Hakkındaki Mahkûmiyet Kararını Temyizi ile Katılan ... İdaresi Vekilinin Vekalet Ücretine Yönelik Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet kararına yönelik sanığın ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.