Mahkûmiyet, müsadere

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığa ait tezgah üzerinde 485 adet film DVD'si ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, suça konu ürünleri satması için hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen olayın diğer sanığı Nurdoğan Akmaca tarafından bırakıldığına ilişkin sanık savunması, ele geçen ürünlerin kopya ve bandrolsüz olduğuna ilişkin bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;
Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 19.02.2020 tarihli ve 2019/31466 Esas, 2020/1733 Karar sayılı ilâmıyla, "şikayetçi vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanuni şikayet süresi

içerisinde hak sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri usulüne uygun şekilde ibraz etmediği (Şikayetçi ... vekilinin mahkemeye hak sahipliği belgesi olarak sunmuş olduğu Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Eserlerine İlişkin Kayıt Tescil Belgesine göre suça konu ''......, Arabaları'' filminin yapımcısı olan .....ilm Yapım Yayın Danış. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ya da eser sahiplerinin söz konusu filmin hak sahipliğini katılan şirkete devrettiğine dair hukuken geçerli ve yeterli belgeleri kanuni süresi içinde dosyaya sunamadığı) gözetildiğinde, sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/4. maddesi yerine aynı Kanun'un 71/1, 81/13. maddeleri gereğince uygulama yapılması ve anılan meslek birliğinin davaya katılmasına karar verilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi" nedeniyle hükmün bozulması ve Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilmesine rağmen sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulup, kazanılmış hakları da gözetilerek hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, bozma ilâmının gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

08.02.2024 tarihinde karar verildi.