Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan, sanığın sabit kabul edilen eyleminin imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyizinin, Yerel Mahkemenin değerlendirmesinin eksik ve hatalı olduğu, sanığın iddiaya konu duvarı hayvanları korumak amacıyla yaptığı, bu bakımdan bina vasfında olduğu halde hatalı gerekçeyle sanığın beraatine karar verildiği, bu nedenle ve resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanığın, kendisine ait Çekmece Mahallesi 17087 nolu parselin üzerine, ön cephesi 17,25 metre, kuzey yan cephesi de 25 metre uzunlukta olacak şekilde yüksekliği 2,23 metre olan duvar yaptığı, bu durumun 26.11.2015 tarihli yapı tatil tutanağıyla tespit edildiği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece eylemin imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturmadığı kabul olunarak sanığın beraati yönünde hüküm kurulmuştur.
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın inşa ettiği bahçe duvarının bina niteliğinde olmadığı, dolayısıyla imar kirliliğine neden olma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sair Hususlar Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, beraat kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin "5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi" yerine hatalı şekilde "CMK'nın 223/2-c" olarak gösterilmesi dışında her hangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan nedenle; Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından; "CMK'nın 223/2-c" ibaresinin çıkartılarak, yerine "5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.