Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; hakkında kurulan hükmün yeniden incelenerek, çıkacak noksanlıklar da göz önüne alınarak hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki araçla Suriye'den Türkiye'ye giriş yapmak üzere... Yolcu Salonu Gümrük Sahası'na geldiği, gümrüğe tabi eşyası bulunmadığını beyan etmesi üzerine şüphe üzerine yapılan aramada, aracın muhtelif yerlerine gizlenmiş vaziyette 100 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, suça konu sigaraları satmak amacıyla bulundurduğuna dair ikrarda bulunmuştur.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın sevk ve idaresindeki araçta ticari miktar ve mahiyette sigaraların ele geçirilmesi ve savunmalarında suçunu ikrar etmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

08.02.2024 tarihinde karar verildi.