Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 16.(Kapatılan) Ceza Dairesinin 21.11.2018 tarihli ve 2018/1025 Esas 2018/4408 Karar sayılı bozma ilamı üzerine;

1. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2019/53 Esas, 2020/752 sayılı Kararı ile;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.09.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafinin temyiz isteminde özetle;

1. İstinaf mahkemesi gerekçesinin Yargıtay Bozma İlamını karşılamadığına,

2. Sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun şüpheden uzak şekilde tespit edilemediğine,

3. Veri İnceleme Raporunun sanık açısından çürütülmüş delil olduğuna,

4. Sanığın iddia edilen bir örgütle sürekli bağı bulunmadığına, örgütle düzenli ve planlı bir ortaklık içinde yer almadığına, örgütün yöneticileriyle arasında hiyerarşik hiçbir ilişkisi bulunmadığına, diğer örgüt üyeleriyle arasında bir dayanışma olmadığına,

5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair verilen Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2017 tarih, 2017/326 Esas, 2017/477 Karar sayılı hükmü ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.11.2017 tarihli, 2017/1851 Esas 2017/1863 sayılı Kararının, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 21.11.2018 tarihli ve 2018/1025 Esas, 2018/4408 sayılı Kararı ile bozulmakla ortadan kalkacağı gözetilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/2 nci maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerekirken bundan zuhul ile yazılı olduğu biçimde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi ile yetinilmesi hukuka aykırıdır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarih ve 2019/53 Esas ve 2020/752 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.