HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün hukuka aykırı olduğuna, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkin nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Sanık ...'ın temyiz sebepleri; hakkında verilen cezanın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Malen sorumlu vekilinin temyiz sebepleri; malen sorumlu lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi
gerektiğine ilişkindir.

22.07.2014 tarihli olay tutanağına göre, 23 LR 244 plakalı aracın dur ihtarına uymaması üzerine takip edildiği, aracın kilitli vaziyette terk edilmiş halde bulunduğu, Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verdiği arama kararı ile araçta yapılan aramada 11330 paket kaçak sigara ve iki adet plaka ele geçirildiği anlaşılmıştır.

04.08.2014 tarihli kolluk tutanağına göre, bahse konu olayla ilgili Emniyet Müdürlüğüne gelen sanık ... aracın ve sigaraların kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.

Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... savunmalarında suçlamayı kabul etmemiştir.

Sanık ... savunmasında, ... isimli bir kişinin aracı bakım için getirdiğini, bu araca kendisinin sigara yüklediğini, araç sahibinin ve aracı kiralayan ... isimli şahsın olaydan haberi olmadığını, ... isimli şahsı tanımadığını ve olayda tek başına hareket ettiğini beyan etmiştir.

İl Emniyet Müdürlüğü uzmanlık raporunda olay yeri parmak izleri ile sanık ...'ın parmak izinin farklı olduğu tespit edilmiştir.

Makine mühendisi tarafından düzenlenen raporda, araçta gizli bölme olmadığı, suça konu eşyanın ağırlık ve hacim bakımından aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, aracın piyasa değerinin 29.000 TL olduğu belirlenmiştir.

Nakil aracının ruhsat bilgisine göre malen sorumlu ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.

Malen sorumlu beyanında, aracını kiralanması için Efe Rent a Car isimli iş yerine verdiğini, olaydan haberinin olmadığını ifade etmiştir.

Tutanak tanığı A.A 'nın beyanları ve 22.07.2014 tarihli oto görgü tespit tutanağı dosyada mevcuttur.

A. Katılan Vekili ve Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden

1.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünde ve malen sorumlu lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili ile malen sorumlu vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığı Kararı Yönünden
Sanık ...'ın savunmaları, malen sorumlu beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsadere kararı verilebilmesi için müsadereye konu aracın iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiğine göre, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Olay tutanağı, 04.08.2014 tarihli kolluk tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

A. Katılan Vekili ve Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekili ve malen sorumlu vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve malen sorumlu vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığı Kararı Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle nakil aracının iadesinde katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün nakil aracının iadesine ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.02.2024 tarihinde karar verildi.