Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin,07.04.2016 tarihli ve 2016/27 Esas,2016/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; mahkemece verilen hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.

1. Olay tarihinde kolluk kuvvetlerinc... plaka sayılı aracın Hyundai H 100 marka araçların çalınmasına öncülük yaptığının tespit edilmesi üzerine durdurulduğu, araç sürücüsü olan sanığın kendi fotoğrafına havi ancak kardeşi olan şikayetçi ... adına düzenlenen sahte sürücü belgesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmasında, suçunu ikrar etmiştir.
3. ... Kriminal Polis Labaratuvarının raporuna göre adli emanetin 2015/2892 sırasında kayıtlı sürücü belgesinin tamamen sahte ve aldatıcılık niteliğine haiz olduğu tespit edilmiştir.

4. Mahkemece tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

1. Adli emanette kayıtlı suça konu belge akıbeti hakkında karar verilmemiş ise de mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin,07.04.2016 tarihli ve 2016/27 Esas,2016/394 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2024 tarihinde karar verildi.