İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/145 Esas, 2021/42 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/1426 Esas, 2021/1409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan vekili ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik ve takdir indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ile temyiz incelemesi dışı ...'nin kardeş oldukları, sanık ve ... arasında yaklaşık 10 yıldan bu yana miras meselesi nedeniyle husumet bulunduğu, sanığın olay günü elinde tırpan ile ot biçmeden eve doğru geldiği esnada kardeşi ... ve ...'nin eşi katılan ... ile karşılaştığı, ...'nin müşterek arazileri üzerinde inşa edilen camiye yönelik olarak caminin yıkılması için meni müdahale davası açtığı, sanığın tanık olarak dinleneceği, bu araziden dolayı husumetlerinin olduğu, olay esnasında sanığın, ... ve ...'ye karşı hakaret veya tehdit içeren sözler söylediğine yönelik tanık beyanının bulunmadığı, sanığın kızı ...'un alınan beyanında babası ile ... ve ...'nin tartıştığını gördüğünü, hakaret ve tehdit içeren sözlere şahit olmadığı, dinlenen diğer tanıkların olay yerinde olmadıkları, olay esnasında ilk haksız hareketin kimden geldiğinin net ve kesin olarak anlaşılamadığı, sanık ...'ın alınan savunmalarında katılanların üzerine yürümesi üzerine kendini korumak için tırpanı salladığını beyan ettiği, sanığın kendisini korumak için mi yoksa herhangi bir üzerine yürüme olmadan mı elindeki tırpanı savurduğunun şüphe boyutunda kaldığı, sanığın katılan ...'ye rastgele tırpan sallamak suretiyle ense ve omzunda derin kesiler meydana gelecek Ordu Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporlara göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike oluşturmayacak şekilde yaraladığı, olayın katılanlar ve tanık ...'un müdahalesi ile sonlandığı kabul edilerek sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmaları, katılanın ve tanıkların beyanları, katılan hakkında Ordu Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 21.05.2020 ve 25.11.2020 tarihli raporlar, adli sicil ve nüfus kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesine dair düzeltme dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, darbe sayısı ve yerleri, eylemin son bulma şekli dikkate alındığında suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belli olmaması sebebiyle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan vekili, katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/1426 Esas, 2021/1409 Karar sayılı kararında katılan vekili, katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ünye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.