İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2018/432 Esas, 2020/256 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2021/569 Esas, 2021/1533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin istinaf başvuruları üzerine; emanetlerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilerek istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suçun bilinçli taksirle işlenmiş olduğuna dair suç vasfına, ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay günü, tanık Hayrullah'ın sahibi olduğu ... Unlu Ekmek Mamulleri isimli iş yerinde çalışan ... isimli kişiye yardımcı olmak amacıyla iş yerine maktul ...'in geldiği, aynı iş yerinde çalışan sanık ...'ın da olay günü işyerinde olduğu ve temizlik işlerinden sorumlu olduğu, sanık ...'ın işyeri sahibi Hayrulluh'a ait olduğu tespit edilen silahı, bulunduğu kutusundan çıkarıp eline aldığı, elinde iken maktule yönelik silahın bir anda ateş aldığı, maktul ...'in başından isabet aldığı, maktulün sonrasında kaldırıldığı hastanede İzmir Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen otopsi raporuna göre ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafa kemiği kırığı ve beyin harabiyeti sonucu vefat ettiği, somut olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilerek sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmaları, tanıkların beyanları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı İzmir Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19.09.2018 tarihli otopsi raporu, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı uzmanlık raporları, keşif, bilirkişi raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, maktulden sanığa yönelen saldırı veya haksız bir eylem olmadığından, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suç vasfı yönünden;
Dosya içeriğine göre; sanık ile maktulün tanık Hayrullah’ın işlettiği ekmek fırınında çalıştıkları, tanık Hayrullah'ın suçta kullanılan silah ile olay tarihinden bir süre önce dağda beş el ateş ettiğini, kalan mermilerin ise şarjör içinde kaldığını beyan ettiği, sonrasında silahı kutusu içinde iş yerinde bıraktığı, olay tarihinde tabanca kutusunu bulan sanığın soruşturma evresindeki savunmalarına göre tabancayı kurmadığı, doldur boşalt işlemi yapmadığı, atışa hazır hale getirmediği beyanı karşısında tanık Hayrullah'ın suça konu silahla dağda atış yapmasından sonra tabancanın atışa elverişli halde kalmış olabileceği yönündeki şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği anlaşıldığından, sanığın merak saikiyle boş olduğunu ve oyuncak zannettiği tabancayı eline alarak kurcalamaya başladığı sırada tabancanın ateş alarak merminin maktule isabet ederek maktulü otopsi raporunda belirtilen biçimde yaraladığı olayın hemen akabinde sanığın maktulün yanına giderek "ölme Vedat abi" şeklinde feryat ettiği, olayda, tanık Hayrullah’ın beyanları ve olay yeri inceleme raporunda tabancanın atım yatağında atışa hazır fişek bulunması dikkate alındığında tabancanın önceki atışlar sonucu yeniden atışa hazır halde bırakıldığı, sanığın dolu ve atışa hazır olabileceğini bildiği silahın oynarken herhangi bir müdahale neticesinde ateş alabileceğini ve olay yerinin niteliği itibariyle kendisine çok yakın mesafede bulunan maktulün isabet alarak ölebileceğini öngördüğü ancak olaydan sonraki tepkisi de dikkate alındığında muhtemel neticeyi kabullenmediğinin anlaşılması karşısında vasıftaki şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi suretiyle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek olası kastla öldürme suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2021/569 Esas, 2021/1533 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği "suç niteliği yönünden", Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.