İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 286/2-(a) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2020/11 Esas 2021/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/1460 Esas, 2021/1579 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın gerekçesiz olduğuna, suçun taksirle işlendiğine, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, suçun kasten yaralama olduğundan bahisle suç vasfına, olası kasta, haksız tahrik indiriminin derecesine ilişkindir.

1. Sanığın bir kamyon şoförü ile tartıştığını eşinin haber vermesi üzerine katılan ve tanık Uğur'un sanığın yanına gittiği, katılanın sanığın elindeki keseri almaya çalışması üzerine taraflar arasında tartışma çıktığı, bilahare bekçilerin gelerek tarafları ayırdığı, bekçilerin gitmesinden sonra yeniden tartışma çıktığı, sanığın katılana küfür ettiği, katılanın da sanığa kafa atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, tanık Uğur'un katılan ...'ı uzaklaştırdığı, aracına binen Burhan'ın katılanın peşinden giderek onu görünce elinde keser ile araçtan inerek keseri katılanın kafasına 3 kez vurmak suretiyle, katılanı hayati tehlike geçirecek ve kafatasında 5. derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılan olayda;

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öldürmeye elverişli silahla hayati bölge olan kafa bölgesine birden fazla kez vurmuş olması karşısında suç vasfının öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, olayda taksir ve olası kast hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/1460 Esas, 2021/1579 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi

sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.