Esastan ret
Taraflar arasındaki tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, tel örme ve panel çit sistemleri üretim ve satışı ile iştigal ettiğini, 2007/01443 no.lu 29.03.2007 tarihli endüstriyel tasarım belgesinin olduğunu, 01.05.2007 tarihinde yayınlanarak kamuya erişime açıldığını, davalı adına tescilli endüstriyel tasarım ürünlerinin, davalı adına tescil başvurusu yapılmadan çok daha önce iç ve dış piyasada müvekkili tarafından ticarileştirilerek kamuya sunulduğunu, müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren davalının, ürünlerin müvekkili tarafından ticarileştirildiğini bildiği halde, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) nezdindeki endüstriyel tasarım başvurularının re’sen yenilik ve ayırt edicilik bakımından incelenmemesinden faydalanarak tasarımları tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı şirket adına tescilli 2012/02287 no.lu endüstriyel tasarım belgesindeki 02,03,06,07,11,12 sıra nolu tasarımların "yenilik” ve “ayırt edicilik” unsurunu barındırmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, yenilik ve ayırt edicilik incelemesi yapılırken teknik zorunluluğun dikkate alınması gerektiğini, seçenek özgürlüğünün tasarımcının, başvuru konusu tasarımı gerçekleştirirken tasarıma ayırt edicilik vasfı kazandırmak için hareket alanının bulunması ile anlam kazanacağını, davacının dayanak gösterdiği tasarımlar ile müvekkili adına tescilli tasarımların genel görünüm bakımından benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2007/01443 numaralı endüstriyel tasarımın 29.03.2007 tarihinde tescil edildiği, başvuru sahibinin davacı şirket olduğu, 2012/02287 numaralı endüstriyel tasarımın 03.04.2012 tarihinde tescil edildiği, başvuru sahibinin davalı şirket olduğu, 09.09.2016 tarihli bilirkişi raporunda, hükümsüzlüğü talep edilen 03.04.2012 tarihli 2012/02287 no'lu endüstriyel tasarım tescil belgesindeki (2), (3), (6), (7), (11) ve (12) no.lu tasarımlar ile 29.03.2007 başvuru tarihli 2007/01443 no.lu tasarım tescil belgesindeki (1), (2), (3), (4), (5) no.lu tasarımlar arasında belirgin farklılık bulunduğu, hükümsüzlüğü talep edilen tasarımların "yenilik" ve "ayırt edicilik" unsurlarını ihtiva ettiği; 15.02.2017 tarihli bilirkişi raporunda; tasarımlar arasında belirgin farklılıklar bulunduğu, farklı olarak algılandıkları; 06.09.2017 tarihli ek raporda, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına tescilli 03.04.2012 başvuru tarihli 2012/02287-02 numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 28.12.2010 başvuru tarihli 2010/06769 numaralı çoklu tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına tescilli 03.04.2012 başvuru tarihli 2012/02287 03,06,07,11,12 numaralı tasarım tescilleri ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 28.12.2010 başvuru tarihli 2010/06769 numaralı çoklu tasarım tescili arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu görüşlerine yer verildiği, davacı vekilinin 20.03.2017 tarihli kök rapora itiraz dilekçesinde yenilik incelemesi yapılırken müvekkilinin 2007/01443 sayılı tasarımı ile karşılaştırma yapıldığını ancak davalının 2010/06769 sayılı çoklu tasarım belgesinin incelenmediğini beyan ettiği, tasarımın yenilik unsuru değerlendirilirken, başvuru tarihinden önce "dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmama" şartının arandığı, davalının 2010/06769 sayılı tasarım başvuru tarihinin 28.12.2010 tarihi olduğu, davaya konu 2012/02287 - 02 sayılı tasarımın başvuru tarihinin 03.04.2012 olduğu, her iki başvuru arasında 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 8 inci maddesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12 aylık süreden fazla bir süre bulunduğundan yenilik giderici olarak kabul edileceği, ek raporda, kök rapora itiraz dilekçesinde bildirilen tasarım tescil belgesi incelenmekle ve dosyaya yeni belge sunulmakla, kök ve ek rapor arasında çelişki bulunduğundan bahsedilemeyeceği, ek raporda davaya konu 02 numaralı tasarım tescilinde bulunan tel çit ondüle kesitler ile 2010/06769 sayılı çoklu tasarım belgesindeki ondüle kesitlerin çok benzer olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/02287 sayılı çoklu tasarım belgesi 02 no.lu çit için desen paneli tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsuru bulunmadığından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2012/02287 sayılı çoklu tasarım belgesi 03,06,07,11 ve 12 no.lu tasarımların hükümsüzlüğü ve terkini talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mutlak yenilik ilkesi göz ardı edilerek sadece bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı izlenim bakımından değerlendirme yapılarak karar verildiğini, farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmemesi sebebiyle hata yapıldığını, dava konusu ürün açısından tasarımcının seçenek özgürlüğünden yoksun olmadığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde, müvekkilinin koruma süresi dolan davaya dayanak tasarımları ile davalı şirkete ait tasarımların genel görünüm bakımından ayniyet derecesinde benzer olduğunun, raporlardaki karşılaştırmanın ise genel görünüme etki etmeyen, tasarımlar büyütülerek incelenmedikçe fark edilmesi mümkün olmayan detaylar üzerinden yapıldığının ileri sürüldüğünü, raporlarda farklı unsur olarak tespit edilen detay unsurların davalı tarafça 12 aylık hoşgörü süresinden çok önce kullanıldığını, bu itibarla bu unsurların da yenilik vasfı bulunmadığını, tasarımların bütün unsurları ile değerlendirilmesi gerektiğini, tasarımların detay farklılıkları sebebi ile farklı olduğunun kabul edilmesinin doğru olmadığını, Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/31 D. İş dosyasına konu hususların değerlendirilmesi gerektiğini, taraflar arasında daha evvel görülmüş birden fazla tasarımla ilgili menfi tespit ve hükümsüzlük davaları sebebi ile davalının müvekkili şirketin tasarım tescillerini bildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen red kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasarımlardaki tel çit ondüle kesitlerinin benzer olmadığını, 2012/02287-02 numaralı tasarım ile müvekkiline ait 2010/06769 sayılı tasarım arasında belirtilen belirgin farklılıkların, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktıkları genel izlenimin birbirinden tümüyle farklı olmasına yol açtığını, tasarımların benzer oldukları yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkine ilişkin davalarda alınacak raporların 554 sayılı KHK'nın 6 ncı maddesine göre tasarımın yenilik incelemesi yanında 7 nci maddesi uyarınca ayırt edicilik vasfı değerlendirilirken sunulan deliller itibariyle aynı 11 inci maddesi kapsamında bir kıyaslama yapılmak suretiyle koruma kapsamının, dolayısıyla da 554 sayılı KHK'da düzenlenen tescil unsurlarını taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi gerektiği, bu itibarla, 554 sayılı KHK'nın 11 inci maddesi kapsamında "bilgilenmiş kullanıcı gözüyle" ve kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilerek, tasarımcının tasarlama sırasında seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınmak suretiyle düzenlenmesi gerektiği, ilk bilirkişi heyeti tarafından bu ilkelere göre rapor düzenlediğinden, davacı vekilinin dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik incelemesi yapılmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde olmadığı, 15.02.2017 tarihli raporda "dava konusu tasarımlar benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilirken, tasarımların özelinde tasarımcının seçenek özgürlüğü ve tasarımların yapısal özelliklerinin temel alındığı" "bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim" kıstasına göre rapor düzenlendiği, davacının tarafın talebi, davalıya ait çoklu tasarım önceden kamuya sunulduğundan, yenilik ve ayırt edecilik vasfı bulunmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi uyarınca bu iddiadan yarar sağlayacak olan davacı olduğundan, ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafça 2007/01443 sayılı çoklu tasarım tesciline konu "çit için desen tasarımları" ve 2010/06769 sayılı çoklu tasarım tesciline konu tasarımların yenilik giderici tasarım olarak bildirildiği, bilirkişi heyeti tarafından yukarıda belirtilen ilkelere göre karşılaştırmalı olarak benzer ve farklı yönlerinin belirtildiği, başkaca yenilik giderici tasarım sunulmadığı, davacı vekili tarafından istinaf başvuru dilekçesi ekinde sunulu fotokopi belgelerden, Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/31 D. İş dosyasında, ... Şirketi tarafından, 04.04.2018 tarihli tespit dilekçesi ile Uşaklıgil Şirketi aleyhine, ...Kocaeli adresinde inceleme yapılarak, müvekkiline ait, 2010/06769-1,2,3,4,5,6,7,8 ve 2012/02287 - 1,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13 sayılı endüstriyel tasarımlara ve 2012 03902 sayılı faydalı modele tecavüz eden ürünlerin üretildiğinin tespiti istendiği, tespit dilekçesinde davalı vekilince, belirli bir faydalı model veya tasarım tescil belgesine konu ürünün tescil numarası belirtilmeksizin, tescil numaraları bildirilen müvekkiline ait endüstriyel tasarım ve faydalı modellere tecavüz eden ürünlerin tespiti talep edildiğinden, davacı tarafa ait 2007/01443 sayılı çoklu tasarımın davacıya ait tasarıma benzer olduğuna ilişkin beyan olmadığından, davalı tarafın benzerliği kabul ettiğine ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı, davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı; davalı vekilinin istinaf talebine gelince, davacı tarafça yenilik giderici olarak sunulan 2010/06769 sayılı tasarım, bilirkişiler tarafından sunulan 15.02.2017 tarihli rapor ve 09.09.2016 tarihli ilk rapordan sonra ibraz edildiğinden mahkemece ilk heyetten rapor alınmadığından ilk heyet tarafından tasarımlar ile karşılaştırılmasının yapılmadığı, 06.09.2017 tarihli ek rapor ve 16.01.2018 tarihli ikinci ek raporda benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımın “Çit için desen paneli” tasarımı olduğu, tasarımlar arasındaki tek farkın ortak öğenin üst ve altında yatayda tekrar eden dalga deseni olduğu, bu farkın karşılaştırılan tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına tescilli 03.04.2012 başvuru tarihli 2012/02287-02 numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 28.12.2010 başvuru tarihli 2010/06769 numaralı çoklu tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları tespitinin yapıldığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve Yargıtay kararlarında belirtilen ilkelere göre düzenlendiği, davacı ve davalı tarafça aksini gösterir başka delil sunulmadığından davalı vekilinin istinaf sebebinin yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Taraf vekilleri istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, davalı adına tescilli 2012/02287 no.lu endüstriyel tasarım tescil belgesinin 02,03,06,07,11 ve 12 no.lu tasarımlarının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Kanun'un 190,357,369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 554 sayılı KHK'nın 5,6,7,8 ve 11 inci maddeleri,
3. 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b) bentleri, 57 nci maddesinin ikinci fıkrası
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflardan ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.