İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/223 Esas, 2018/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktûle karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile
cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.12.2018 tarihli ve 2018/589 Esas, 2018/2009 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanığın maktule yönelik eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığı gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun'un 25. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/2-d maddesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
Katılan ...'in temyiz sebepleri özetle, sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
1. Sanık ve maktulün kardeş oldukları ve aralarında ortak yaptıkları iş nedeniyle anlaşmazlık bulunduğu, olay tarihinde sanık ile oğulları ... ve ...'in sanığın kardeşi olan ...'ın oturduğu villaya gittiği, oraya varır varmaz aralarında tartışma başladığı, maktul ...'in ... ile kavgaya başladığı, ...'un onu yere yatırdığı ve üzerine çıktığı, bu sırada ... ile ...'in boğuştuğu, maktul ...'in tabancasını ateşleyerek üstündeki ...'u vurmaya çalıştığı, ...'un karnından yaralandığı, ...'un maktulün tekrar ateş etmesini engellemek için elini tutup büktüğü, buna rağmen maktulün tekrar ateş ederek sanığın oğlu ...'u kolundan vurduğu, daha sonra ayağa kalktığı, silah sesleri üzerine sanık ...'ın maktule yöneldiği, maktulün tabancasıyla sanığa ateş ettiği, sanığın da tabanca ile maktule 2 el ateş edip bacak ve göğüs kısmından vurarak onu yere düşürdüğü, sonra yanına giderek maktulün elindeki tabancayı aldığı şeklinde gelişen olayda;
2. Maktulün sanığın oğlu ...'a yönelik olarak önce tokat atarak başlayan daha sonra silahla ateş edip yaralamasını müteakip tabancasını sanığa doğrultması ve ateş etmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın önce oğluna başlayan daha sonra kendisine yönelik olarak devam eden ağır ve haksız saldırıyı aynı oranda karşılık vererek etkisiz hale getirdiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, maktulün sanığın oğlu ...'a yönelik olarak önce tokat attığı, daha sonra silahla ateş edip yaralaması akabinde maktulün tabancasını sanığa doğrultması ve ateş etmesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın önce oğluna başlayan daha sonra kendisine yönelik olarak devam eden ağır ve haksız saldırıyı aynı oranda karşılık vererek etkisiz hale getirdiği gözetildiğinde sanığın eyleminin meşru savunma sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.12.2018 tarihli ve 2018/589 Esas, 2018/2009 Karar sayılı kararında katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
...’un sanık ...’ın oğlu olduğu, sanık ... ile maktul ...’in ise sanık ...’ın kardeşi oldukları, sanık ... ile sanık ... ve oğulları arasında ...’a ait olup ...’ın kullanımında bulunan villadan sanık ...’ın çıkmak istememesinden kaynaklı bir huzursuzluk olduğu,
Olay günü sanık ...’ın diğer oğlu olan ...’in, ...’a ‘‘sen benim villamdan çıkmıyorsun, büyük amcalarım boşu boşuna nöbet beklemesin ben geliyorum’’ şeklinde mesaj attığı, bunun üzerine ...’ın sanık ...’ı aradığı, aralarında geçen konuşmadan sonra ..., ... ve ...’in konuşmak üzere villaya gittikleri,
Olay yerine giderken sanık ...’ın yanına silah aldığı, olay yerinde ... ve Enver’in olduğu taraflar arasında yaşanan karşılıklı tartışma sırasında ...’ın ...’i yere yatırdığı, bunun üzerine ...’ın ...’a doğru geldiği, maktul ... ile ... arasında fiili kavganın başladığı, birbirlerine yönelik hareketleri neticesinde yere düştükleri, yerde de altlı üstlü kavganın devam ettiği, bu esnada maktul ..., kendisine yönelik saldırı nedeniyle altta bulunduğu esnada üzerinde taşıdığı silahı çekerek ...’u silahla yaraladığı, ...’un maktul ...’in elindeki silahı almaya çalışırken silahın ateş
aldığı ve ...’un kolundan da yaralandığı, daha sonra sanık ...’ın onlara doğru geldiği ve maktul ...’e doğru 2 el ateş ettiği maktulün yere düşmesi üzerine maktulün elinden silahı almaya çalıştığı, maktul ...’in göğüs ve uyluk bölgesine isabet eden iki ateşli silah mermi yaralanmasına bağlı kot ve omurga kırığı ile birlikte gelişen iç organ yaralanması ve iç kanama sonucu hayatını kaybettiği,
Olayda sanık ...’a yönelik maktul ...’in bir eylemi olmadığı, ...’un beyanından maktulün kullandığı silahın mermisinin bittiğinin anlaşıldığı, olay yeri inceleme raporunda ele geçirilen ve suçta kullanıldığı anlaşılan silahın şarjörsüz olduğunun belirtildiği de gözetildiğinde, sanık ...’ın olayın oluşuna göre; kendi oğlu ...’u yaralamasından dolayı maktul ...’i hayatını kaybetmesine neden olmayacak şekilde yaralama imkanı varken, hayati bölgesini hedef alarak maktulü karnından omurga kırığı olacak şekilde ateşli silahla yaralayarak ölümüne sebep olması karşısında,
Olayda meşru müdafa (yasal savunma) şartları oluşmaması nedeniyle, sanık hakkında azami tahrik altında nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun eylemin meşru savunma sınırları içerisinde kaldığı ve beraat etmesi gerektiği yönündeki kararın onanması görüşüne iştirak etmiyoruz.