İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2019/595 Esas, 2020/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2020/2288 Esas, 2021/701 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; eksik incelemeye ve suçun sabit olmadığına, ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine göre; sanık ...'nın resmi nikahlı eşi olan ...'ın, katılanın eski eşi olduğu, sanık ile katılan arasında katılanın evlilik birliğinin bitmesine sanığın sebep olduğu iddiasıyla husumet bulunduğu, olay günü katılanın konuşmak için eski eşi ...'ın yanına geldiği, evde sanığın da bulunduğu, taraflar arasında çıkar arbedede sanığın katılanı karın bölgesinden üçü batına nafiz ve öldürücü mahiyette olmak üzere toplam yedi darbeyle bıçakla yaraladığı kabul edilmiştir.
2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, Adli Tıp Kurumunun 14.01.2020 tarihli raporunda üçü batına nafiz yedi adet yaralanmanın katılanın yaşamını tehlikeye soktuğunun, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının ve yaralanmaların şahsın kendi kendine yapabileceği özellikleri taşımadığının belirtildiği, olayda kullanılan silahın öldürmeye elverişli oluşu, hedef alınan vücut bölgesi, önceye dayalı husumetin varlığı, yaralamanın sayısı ve niteliği dikkate alındığında sanığın kastının öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin anlaşılamaması karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında asgari hadden haksız tahrik indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2020/2288 Esas, 2021/701 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.